Yitsem Şiiri - Nilsu Güleş

Nilsu Güleş
37

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Yitsem

Denedim.
İçimdeki düğümlere devretmeyi sahneyi.
Madem o susunca batıyoruz dibe,
Her gün daha derine,
Bu düzeni çevirsem tersine?
Dahiyane fikir.

Konuşsun konuşsun da sussun istedim.
Denedim.
İlla akıtacağı iltihabı varsa,
İçime değil, akıtsın gözlerimden.
Bağırsın gırtlağımdan ve püskürsün kulaklarımdan.
Ama oyun bitince perde kapansın istedim.
Bir nebze rahatlasam,
Birkaç gün azad etse beni bu sancı.
Denedim.

Ne zaman mikrofonu alsa eline,
Sahnede devleşiyor.
Ün, para ve şöhret,
İçimdeki dünyada kovalıyor.

Kimler var seyirci koltuğunda?
Parça pinçik ben, paramparça ben,
Kanlar içinde bir ben daha, kusmuk kıvamında bir kovada ben.
Rendelene rendelene çirkinleşiyorum,
Mikserden,
Hayır bir kıyma makinesinden.
Kulak memesi kıvamında da değilim hayır.
Tamamlanmış, kabullenilmiş ve huzurlu duyuluyor fazlaca, o ben değilim.

Birkaç saat sahip olsa bu kürsüye,
Tatmin olur sanıyorum.
Asla.
Azgın bir hırsla büyüyor içimde,
Güçlendikçe zehirleniyor,
Şeytanlara sesleniyor, bir müzikal sergileniyor.
Birileri ölmeden bitmiyor bu oyun.
İşte sen ölmüyorsun.
Birileri kurban oluyor bu uğurda.

Bağırsakların sürüklendiği bir korku filmiyim.
Ne yolum kaldı ne izim,
Serptin sandığım ekmek kırıntılarını arıyorum el yordamıyla.
İlerlemeye çalışıyorum sönmez bir inatla.
Her saniye daha yavaşım, kanım çekiliyor karnıma,
Tek izim ardımdaki vıcık vıcık göl,
Ölmek için harika bir gün şefim.
"Yalvarıyorum öleyim, son bulur ızdırabım."
Yalvarıyor derimin altında, gözlerimin arkasındaki herkes.

Oyun sürdükçe sahne uzaklaşıyor benden,
Çatıyı deliyorlar,
Merdivenlerde geberene kadar sürünüyorum sahneye.
Zihnimin son kıvılcımlarındasın,
"Hesap ver, bana bunu nasıl yaptın?
Niye geçmiyor kalbimin ağrısı,
Ve niye dinmiyor gözlerimin sızısı?"
Kalmamışken tuzlu yaşlarım ki dökülsün,
Yarama bastırsa tuzu kafi,
Ellerim bende kayboldu.

Yüreğimi tüküremiyorum dökük dişlerim arasından.
Çığlıklarım susuz.
Son çaremdi dahiyane bu fikir,
Son darbem oldu.
Düşene bir de ben vurdum.
Çelmeyi taktım kendime.
Sol elin vurduğunu sağ el görmemeli.

Kalbimi de kapsam ve koşarak uzaklaşsak senden,
Dizlerimin bağını bulsam geri,
Mayın tarlasında,
Can havliyle koşmam gerek,
İğrenç bir yığın biçiminde,
Çift adımlık merdivenlerinde yatıyorum hüznümün sahnesinde.
Aşk doğdu,
Hüzün büyüdü,
Şeytan evrildi.
Pespembe anılarım, gözlerimdeki ışık,
Ölü umudun mezar taşı devrildi,
Koca anıt mermer altında ezildi.
Siyah kırmızı katran içinde boğuldu.
Yaşam böyle buyurdu.
Anne,
Yaşam bana öl dedi.

Kim vadetti bana senle baharları?
Bahar bana sırtını döndü.
Yaşam bana öl dedi.

Tarifsiz kafesimin cehennemi,
Ömrüm sonunda yıldızlarla tutuşmayı hayal ederdi.
Boğazıma sıvanan katranla kül oldum yalnızca,
Felaketin zemininde yapış yapış, kara bir yumru oldum.
Yıldızlar çok uzak, sen daha uzaksın.
Niye varamadığım her şeyi arıyorum ben?
Kalmak istemiyorum, fakat yüzleşmek.
Belki bitmeyen bir veda istiyorum.
Başımı ellerimin arasında ezdim.
Hayattayım ama,
Dayanamıyorum.
Sevgilim,
Sen bana öl dedin.

Niçin böyle mahvolurum ihtimaller arasında?
Bütünüyle silin ömrümden yalvarıyorum.
Hiç sevmemişim,
Öyle uyanayım ki yarın,
Hiç atmamışım kendimi falezlerinden.
Ayaklarıma hiç kara kayalar bağlamamışım.
Hiç belirsizliğinde boğulmamışım, öyle uyanayım.
İçimi öldür, bir daha hiç sevmeyeyim.
Geri alalım zamanı,
Yalvarırım.
Taşıyamıyorum bu zehri damarlarımda artık.
Defalarca pansuman, ab-ı hayat içkisi,
Nektar ya da yaşam ağacının meyveleri.
Fırlattım yığdım merdivenler üzerine dünyanın binbir çaresini.
Çıkamıyorum bu an içinden.
Çözemiyorum,
Bana kim öl dedi?

Tanrım, sen mi bana öl dedin?
Bırak artık peşimi, olduğumca gebereyim.

YA YİTİRDİM BİLE AKLIMI,
BANA ÖL DİYE KİM DEDİ?


Yeterince sancırsam geçerim sanrısı.
Sarsılarak çöktü gerçekliğimin iskelesi.
Dünyaları serdiklerimin hiçbiri,
Beni toplamaya gelmedi.

Nilsu Güleş
Kayıt Tarihi : 7.03.2026 13:33:00
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!