Yitirdiklerin en başında ben varım.
Sana olan sevgimi yitirdin mesela,
sevmeleri sevilmeleri...
Sonra iyi bir dostunu yitirdin,
muhabbetimi, koşulsuzca dinleyişlerimi yitirdin.
tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Devamını Oku
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla




Bir yitirilişi yaşamak acı veriyor gerçekten.
Aslında Yitirenin acı çekmesi gerekirken hep elleri üşüyen acı çekiyor.
Ne güzel ifade ettiniz ''Tutmadığı ellerimi sözleriyle titretti.''.
Yüreğinize bir daha keder uğramasın.
Boş kalmasını kabul ettiğiniz elleriniz titrer, tutulası gelir sızlayarak. Tutmak onun vazifesi iken ilahi katta, kötü de hissetmesin diye gerek yok dedim, böyle boş da üşümüyor, hava çok sıcak, kışın da doğalgazım, elektrikli sobam da var dedim. Tutmadığı ellerimi sözleriyle titretti.
Bir yitirilişi yaşamak acı veriyor gerçekten.
Aslında Yitirenin acı çekmesi gerekirken hep elleri üşüyen acı çekiyor.
Ne güzel ifade ettiniz ''Tutmadığı ellerimi sözleriyle titretti.''.
Yüreğinize bir daha keder uğramasın.
bazı satırlar vardır, insan yazmadan önce zaten içindedir...
Sizin yorumunuz da tam öyleydi.
Fark edilmemek bir eksiklik değil belki de
fazlalığımızın görmezden gelinmesi.
Ve sıradanlık... o da kalabalığın en sessiz yankısı belki.
Bu satırlar, sizinle daha da demlendi.
Teşekkür ederim; yazıya ruh kattığınız için.
Her hâlde ben yazmak isteseydim, bu kadarını yazardım... İnsanın içini acıtan; fark edilmemek ve insana sıradan biriymiş gibi davranılmasıdır...
bazı satırlar vardır, insan yazmadan önce zaten içindedir...
Sizin yorumunuz da tam öyleydi.
Fark edilmemek bir eksiklik değil belki de
fazlalığımızın görmezden gelinmesi.
Ve sıradanlık... o da kalabalığın en sessiz yankısı belki.
Bu satırlar, sizinle daha da demlendi.
Teşekkür ederim; yazıya ruh kattığınız için.
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta