Yitik Şiiri - Yorumlar

Ertuğrul Sönmez
22

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

‘’…gece’nin gündüz’ü, gündüz’ün geceyi terk ettiği bir kainata gömüyorum, yamaları kanla ölçümlenmiş giysilerimi… dizlerimi çözüyorum, kırılgan adımlarının ortasında…’’

‘’…sözcükler dolup taşıyor ceplerimden, sorguların kısık sesli devranını döndürmeye sonsuzlukla içlenmiş bir ‘aman’ yetmiyor… kısa şiirler, yalın vecizeler, anlam izdihamları… kırılma noktasıyla kucaklaşana kadar hiçbir düş mazisini kaybetmiyor… şimdi… göz bebeklerimin minikliğine aldırmadan, geçerken gideceksin, öylesine ağır, öylesine aksak… tüm evreni kapladığına dair köşebaşı hikayeleri anlatan devasa yokluğunun zamansız uyandırdığı, karanlık bir uyku ve yandaşları olacak…’’

‘’…gökyüzünü ellerimle sakladım… bildiğim tüm bulutların eksikti, şehirlerin ise yarım…’’

‘’…birbirimizin ışığını gölgesinden, tel tel ayıklayacak kadar şanslı değiliz biz… çünkü, yalnızlık tohumlu ve doğumlu bir yolculuk bu…’’

Tamamını Oku
  • Özer Dudu
    Özer Dudu 28.11.2008 - 18:00


    Şimdi ne denebilir ki?”Hüzün ki en çok yakışandır bize, belki de en çok anladığımız.” Öyle diyordu Hilmi Yavuz bir şiirinde. Oysa neyi hak ettiğimizi biliyoruz biz. Terk edip kavuşmalarla geçiyor ömrümüz. Anlamasına anlıyoruz bunu. Çok şey biliyoruz. Gereğinden fazla biliyoruz ve anlıyoruz. Bazen bu bizi zayıf kılıyor. Oysa güçlü kılmalı değil mi? Belki de güçlü olmaktan korkuyoruz. Hem güçlü hem mutlu olamıyoruz. Bu bizim ayrım çizgimiz. Biliyoruz ve bilmezlikten gelemiyoruz.

    Gereğini yapıyoruz.

    Sen de gereğini yapmışsındır.

    Bu şiir, bu düzyazı şiir; gerçekten çok güzel. Fazlasını yazmak senden rol çalmak gibi olacak. Güzel deyip geçmek ise sana haksızlık.

    Güzel diyorum ama geçmiyorum.

    Güzelliğin geçici olmadığını biliyorum çünkü.

    Gözlerinden öpüyorum.

    Cevap Yaz
  • Ahmet Eroglu
    Ahmet Eroglu 28.11.2008 - 16:15

    İnsanın ilkleri her zaman değerli olur derler. Sizin içinde bu değerli olsa gerek Ertuğrul Bey ağabeyciğim. İlk defa denediğim bir düzyazı demişsiniz…

    Hüzünleri; mısraların ve kelimelerin gergefine dolayıp, başını öyle bir döndürmüşsün ki okuyucu kaybolup gidiyor bu döngünün içinde.
    Yazılan şeyleri adeta yaşıyor okuyan. Başım dönmedi dersem yalan olur. Ama keşke bunu şiir olarak kaydetseydin, bence daha anlamlı ve daha şık dururdu kanısındayım.
    Ama yine de tercih sizin. Güzel bir çalışmaydı.
    Aslında bu bir şiir olmuş, düz yazı değil.
    Tebrikler ağabey.

    Saygılarımla


    ‘’…gece’nin gündüz’ü,
    gündüz’ün geceyi terk ettiği bir kainata gömüyorum,
    yamaları kanla ölçümlenmiş giysilerimi…
    dizlerimi çözüyorum,
    kırılgan adımlarının ortasında…’’

    ‘’…sözcükler dolup taşıyor ceplerimden,
    sorguların kısık sesli devranını döndürmeye
    sonsuzlukla içlenmiş bir ‘aman’ yetmiyor…
    kısa şiirler, yalın vecizeler, anlam izdihamları…
    kırılma noktasıyla kucaklaşana kadar
    hiçbir düş mazisini kaybetmiyor…
    şimdi…
    göz bebeklerimin minikliğine aldırmadan,
    geçerken gideceksin,
    öylesine ağır, öylesine aksak…

    tüm evreni kapladığına dair
    köşe başı hikayeleri anlatan
    devasa yokluğunun zamansız uyandırdığı,
    karanlık bir uyku ve yandaşları olacak…’’

    ‘’…gökyüzünü ellerimle sakladım…
    bildiğim tüm bulutların eksikti,
    şehirlerin ise yarım…’’

    ‘’…birbirimizin ışığını gölgesinden,
    tel tel ayıklayacak kadar şanslı değiliz biz…
    çünkü,
    yalnızlık tohumlu ve doğumlu bir yolculuk bu…’’

    ‘’…bu kenti bırakıyorum avuçlarımdan,
    düş’tüğü yer’e,
    parmak izlerim uçuşup
    buharlaşmadan göğüs kafesinde,
    sahipsiz çıplaklığının bedeniyle,
    öylesi, kendi kendine,
    bir hiç gibi,
    yeniden inşa edilebilir mi…’’

    ‘’…hüznü; en çok bu şehri terk edenler bilir…
    kırık dokunuşların başını göğsüne yaslayanlar…
    yağmur sancağını kirpiklerinde salındıranlar…
    kül ve tül’ün rüzgarla ortaklığına şahit olanlar…
    kelimelerin pusulasız tekrarından,
    anlamların omzuna apolet yapanlar…
    hüzün; en çok bu şehri terk edenleri bilir…
    bu şehri terk edenler ise…’’

    ‘’…'anlamak;
    affetmektir' diyordu…
    nefesi dize/m/erdivenlerinin
    sonuna yeten herhangi birisi…
    anlamaktan vazgeçiyorum;
    küçük bir çocuğun,
    ucuz şekerlemeler uğruna,
    gözyaşlarını satılığa çıkarması misali…’’

    Cevap Yaz
  • Berkay Kur
    Berkay Kur 28.11.2008 - 16:02

    Harika bir çalışma olmuş, anlamı ve anlatımı enfes, şiirsel deneme de mükemmel , tam puanımla sizi can' ı gönülden kutluyorum.- Saygılar.- Berkay Kur.

    Cevap Yaz
  • İbrahim Coşar
    İbrahim Coşar 28.11.2008 - 15:44

    Gerçekten şiirsel bir deneme olmuş sevgili Ertuğrul.
    Selamve sevgilerimle.

    Cevap Yaz
  • Kemal Küçüktekin
    Kemal Küçüktekin 28.11.2008 - 15:38

    Yüreğindeki isyanın kıpırtılarımı yoksa sitemlerin birikimi mi?
    Işığını gölgesinden ayıklayabilen şanslı kişiler var mı?
    Daha da uzun olsa sıkılmadan okunabilecek bir deneme.
    Tebrik ederim üstat...
    Saygılarımla.

    Cevap Yaz
  • Uzaklar On
    Uzaklar On 28.11.2008 - 15:10

    uzun soluklu şiir tadında bir yitiklik hikayesi okudum ertuğrul abi, bu satırlar dahada uzatılabillirdi ama okuyucuyu sıkmamasına bunca özen gösterilmişken bu bir handikap olurdu, yüreğinize sağlık, tam puanımla kutluyorum....

    Cevap Yaz
  • Cevat Çeştepe
    Cevat Çeştepe 28.11.2008 - 15:09

    Konu; zamansızlık üst başlığının altında şiirsel bir anlatımla çok güzel dile gelmiş...
    Zamansızlık söz olunca geride kalan her şey yitenler cephesindeki siperlere saklanıyor ve üzerlerine de yağabilecek ne kadar bomba varsa yağıyor...
    Küçük kız çocuğunun satışığa çıkardığı gözyaşları işte bu yağan bombalardaki toz dumandan çıkan kokular ya da doğruduğu korkular içindir ...

    Herşey çok güzeldi bu farklı ve anlamlı şiir anlatında sevgili Ertuğrul Sönmez ...
    Ancak 'dize/m/erdivenlerinin ' erken okumak ve anlamakta zorlandım. Çok gerekli görmüyorsan bence burayı biraz daha aç ve ayraçları kullanma istersen. Okurken herkes benim gibi zorlanmadan okuyabilir de ya bir başkasına okurken....Nasıl okuyacak...

    Kutluyorum güzel çalışmanızı, sevgiyle ...

    Cevap Yaz
  • Ayşe Kılıç
    Ayşe Kılıç 28.11.2008 - 14:58

    Sena ve dizelerine kavuşmak güzeldi arkadaşım.
    Bu, sancılı kelime dizişlerine hayranım senin. ''yitik'' şiir gibi gelmedi bana daha çok kahır mektubu hissi uyandı..alt alta dizildiğinde sanırım şiir tadında olacak..''anlamak effetmektir diyordu'' cümlesine katılmıyorum, anlamak, ''çaresizim'' dir bence tabiki.
    Özel bir insansın her satırından bunu anlamak mümkün.Daimi selamlarımla,

    Cevap Yaz
  • Emel Yetenek
    Emel Yetenek 28.11.2008 - 14:48

    Canım kelimelerle oynayarak , muhteşem bir şey çıkarmışsın ortaya. 'çünkü, yalnızlık tohumlu ve doğumlu bir yolculuk bu…’’ çok doğru. Sevgiler.

    Cevap Yaz

Bu şiir ile ilgili 29 tane yorum bulunmakta