Karlı bir kış günüydü yıl iki bin annemi kaybettim
Karlı bir kış günü yine sene ikibinon babamı kaybettim
Kısacası, dağımı, bağımı otağımı,sevgi yumağımı kaybettim
Aslında ben, ben çocukluğumu kaybettim
Dut ağacımız mahzundur artık
Güller-inse boynu bükük
Erik ağacı küsmüş meyvesi çalık
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Yaşananların ağırlığıdır şiiri güzel yapan ama bir o kadar da yaşananların acısı vardır yüreği sızlatan. Güzel dizeler anlamı içinde. Nur içinde yatsınlar.
Annem
Mutlulukla gezindiğim
çiçekli bağım
Sevgi tasından
Kana kana su içtiğim
Kutsal pınarımdı
Babam
Güvenle sırtımı dayadığım
Yüce dağım
Gölgesine huzurla yaslandığım
Ulu çınarımdı
Kardeşlerim
Yüreğimin yağı
İnci taneli narımdı
Ah! .... O yüce dağlara
Erimeyen karlar yağdı
Kurudu sevgi kaynağım
Ömrümün en güzel çağı,
Onlarla yaşadığım zamandı
Kimsenin onlar gibi olmadığını anlamam,
Onları kaybettiğim andı
İnci Germenliler
Şiirdeydim, çok duygulandım. Hepimiz bu acıları yaşadık.
Hüzün, özlem yüklü güzel dizelere,beğenilerimi bırakıyorum, inci çiçekleri eşliğinde,SEVGİLERİMLE...
TEBRİKLER...SABIRLAR...
Duyarlı güzel Yüreğine sağlık ne diyelim bende küçük yaşlarda yetim kaldım babaya hasret büyümek çok zor canım Annene Babana bol Rahmetler olsun diyelim kader hepsine dualarımızla Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun Nurlar içinde yatsınlar kaleminiz daima çağlasın Saygı ve sevgilerimle.
Kaybedişlerin geride bıraktığı acıların hiç bir zaman tarifi olmadı.Hiç bir söz ve söz öbeği anlatamadı...Ne yazsak ne söylesekte koca bir boşluktan ibaret olmayacak hiçbirşey.Sevgili Perihan acına ortağım çünkü acılarımızın rengi bile aynı.Rahmetin rahmeti hep üzerlerinde olsun ve mekanları cennet olsun.
Şiir bütünüyle hüzün verici ama,final son noktayı koymuş. Hüzünkâr bir neslin unutulmuş insanları olduk. Sevgili Perihan hanım annenize,babanıza rahmet dilerken size sağlıklı uzun bir ömür diliyorum sevgilerimle...
Koca çınarlar devriliyorlar bir bir. Anılarla avunacağız belli bir süre. Sonra... sonra bizi de ananlar olacak belli bir süreliğine... Dağımız, bağımız, otağımız yok oluyorlar bir bir.
Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun. Toprakları katmer katmer çiçeklensin.
Selam ve saygılar size.
Zordur anayı ,babayı uğurlamak.Onları uğurladığımız gün biter artık çocukluğumuz.Ama onlar temelli gitmezler bizden.Güzel anılarıyla ,engin tecrübeleriyle ,unutulmaz sevgileriyle hep yanımızdadırlar. Şairin dediği gibi ,'gökyüzü gibidir çocukluk hiçbir yere gitmez'
Hüzünlü bir yad ediş şiiri okudum. Güzeldi duygular.Sayenizde bir kez daha andım anamı ,babamı .Herbirinin mekanı Cennet olsun. Anne ve babanıza rahmet dilerim.Nurlar içinde yatsınlar.
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta