nisan yağmurunun mayıs güneşiyle anlaşamadığı bir günde aldılar beni
duvarların ardında adını bile bilmediğim umutlarımı aradım
sessizdim
ağlamaklıydım
tadına varılamayan gençliğin
ve yarım kalan sevdaların tarifsiz özlemiyle hüzünlendim
dün gece yine düşlerin vardı koynumda
içimdeydin
içimdeki nefes kadar
ve biliyorum
yalnızlık
senin olmadığın her yerdir
tanrı mı seni yazdı
hiç düşünmediğim bir zamanda
alnımın silinmezliğine
tanrı mı seni yazdı
ve kıyamet şiddetinde uyandı çığlık
geceye siyah bulaştı
mavi düşün kıyısında can çekişti güneş
gökyüzü kaygan zemin
tutunamadı yıldızlar
çoğu halen rüya sanıyordu
düş kırıntılarıyla beslenir gülümsemem
iliklerime kadar gözlerin damlar
lâl dilim ayrılığı kekeler
el kadar umudum düğümlenir imiğime de
kirpiğimden düşene bile söyleyemem seni
içime bir sen düştü
çok uzak diyarlardan
hiç tanımadığım
hiç bilmediğim sen
ve içime bir sen düştü
Kemal Mardin’de komando er
Mazlum Gerilla’da bir nefer
haziran gecesi acı bir çığlık
yer kan kokuyordu etraf karanlık
heeeyy
davetsiz misafir
kimsin sen
nerelisin
ırkın nedir
milletin kimdir
patlat/mayın
yol kenarlarında
dağ yamaçlarında
sınır boylarında birikmiş öfkemi
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!