sokak ortasına düşen düşlerim
sırtımdan dökülen kan kadar mâsum
elim ihanetin yakasında
her iki cihanda
ne çok mazlum muşum
ne çok ahmâk
hüzündeydi gönül
güneş somurtgan
sen gittin ya
yazın ilk günü
kışda kaldı yaz
gün bir daha doğmayacak
bir yanım tarumar ezik bir yanım
elin yok elimde eksik bir yanım
desem ki teline helal bu canım
ırak ilden zülfün getiren’mola
özlemin alev yığını
içimde ormanlar yakan
hangi deniz söndürür
hangi yağmur yıkar küllerimi
yine doldu gözlerim
anılar başucumda
uykusuz gecelerim
hasretin başucumda
gün almaz karanlığım
bin yılların anasıyım
fırat oğlum
dicle kızımdır benim
onlarca kavim beslemişim ak sütlü mememden
helal ettiklerim de olmuş
haram dediklerim de
kalmak zordur elbet gitmekle kıyaslandığında
kolayı mı seçmektir sevmek
yoksa sevebilmek midir
tüm zorluklara rağmen
gidecek olana dur demek değil midir
en büyük ahmaklık
nargile kokusunda nane
nefesinde nargile
içesim gelir
gerisi nafile
ben kadınım ortadoğu’da
başım örtülü
gözlerim kapalı
bir tutam saçım cehennem ateşi
tırnağım kanlı hançer
gözlerim şehvet mermisi
aşk olup sinemden incitme beni
ayrılık zulmünden sancıtma beni
pul edip pazarda harcatma beni
bir ömür yanında kulluk nedir ki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!