Bileti kesilmiş zorunlu seyehatimizde
Biraz su, biraz ekmek
ve katık olsun diye aşk vermişler
bir tutam!
Nedense
ekmek ve sudan evvel
Hiç tanımadığın bir yüz
Bazen sokakta
bazen kaçarken şehrin keşmekeşinden, bir köşebaşında
bazen ıslık çalarken yalnızlığına sahilde
bazen en derin uykularını bölen bir rüyada
sana hep tebessüm eden
Bir yalnızlık senfonisi çalar durur her gece
Işıklar sönüp başın yastığa düştüğünde...
Hani o en sevdiğin melodiler var ya
hepsi birden silinirler zihninden.
Ne yapsan fayda etmez.
Hep o bildik notalar
Sen;
Hayalini kurduğum bir deniz
ve yürüdüğüm sahillerinde, yalınayak
Bir varmış bir yokmuş...
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde...
Pireler berber iken, develer tellal iken...
Ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken....
Bir varsın....
Bugün günlerden 'sevmek'!
Bizi güldüren,
oyunlar oynatan,
yıldızları saydıran,
hüzün dolu şarkılarda ağlatan sevmek!
Sevmek diye başlayan ve sevmek diye son bulan
Güzel bir güne başlayan ilk hece gibi 'sevmek'!
Günün ilk ışıklarında uyanmak sevgilinin koynunda
içine çekmek göğüslerinden teninin kokusunu
bir dağ başında temiz havayı çekmek gibi ciğerlerine derin derin...
sonra sevişmek!
Debisi yüksek azgın suları gibi nehirlerin
İskambil fallarında çıkardı adın
Hatırlarım.
Çocuksu bir merak içinde tarardım yüzleri
sokaklarda gezerken:
Yengem tarif etmişti seni,
ismini de verirken!
Bir gülümsemenin ardında gizliyse hüzün
ve bildiğim gibi
güzelse her zaman,
sebebi yoktur ayrılığın...
Bir damla hüzündür içimi buran;
ama aslolan
Seni
Sonsuza kadar sevecek
biri var bu limanda.
Sen
Açılıp engin denizlere
gittikten sonra bile.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!