Hala bıraktığın yerdeyim. Geleceksin, hasretim bitecek diye bekliyorum. Yıllardır ne sen geldin, ne ben beklemekten vazgectim.
Bekleyen bana yazık, bekleten sana yazıklar olsun..
Yine böyle çok boktan bir gündü; hava karamsar, deniz cansız, martılar suskun, kalbim kırık, gözlerin güzel, sevgin samimiyetsiz..
Yine böyle söyleyemediğim cümleler boğazımda düğümlenmiş, içim acımış, ağlamak istemiş ama bir damla gözyaşı dökememiş, yalnızlığın dibine vurmuş çok çaresiz birgündü..
Seni tamamen kaybetmiş, artık beni hiçbirşeyin mutlu edemeyeceğini anlayarak, sahil boyunca yürürken gördüğüm tüm mutlu çiftlerin önünden küfür ederek geçtim..
Düşünki ben sen geleceksin diye seni nasıl karşılayacağımın provasını defalarca yapan ama geldiğinde eli ayağına dolaşan aptal bir aşıktım.
Olasılığı olmadığı gibi sınırı da yok kurduğum hayallerin.
Dalgaların kıyıya vurduğunu düşün, denizin hışırtısını hisset, çisil çisil yağan yağmuru düşün bi kaç martının sesi eşliğinde, toprağın kokusunu hisset, göz göze geldiğimizi hayal et, iki kelimeyi bir araya getiremediğimi düşün, bu kez şapşal olacak olan benim. Seni kimsenin benim kadar sevemeyeceğini düşün, hayallerin sınırı yok; seninle nikah masasına oturduğumuzu düşün, heyecanla "evet" dediğimizi, ayağıma bastığını düşün,.. olacak çocuğumuzu düşün, ismini ne koysak diye edeceğimiz kavgaları düşün, gözlerinin sana, huylarının bana benzediğini düşün..
Otur. Bunların hiç gerçekleşemeyeceğine ağla.
Yaşanmışlara ağla. Yaşayamayacaklarımıza ağla. Düşündüğümüz mutluluğun hayaller de kaldığına ağla. Bir heves uğruna nasıl da bitirdiğine ağla. Senin uykudan kalkan o sersem halini bile bu kadar çok seven bana ağla. Giderken arkana bile bakmadığın, simdi gelsen bile her şeyin çok geç kalmışlığına ağla.
Bir gece saçlarını okşasam, çenende sakalımdan öpüş izleri kalsa, benim kıyılarıma biriken dalga dalga gülüşler olsa, yanaklarım hep öyle kalsa.. gök gürlese yağmura tutulsak, saçların ıslak, gözlerim sağanak, sımsıkı sarılsak.. o gece hasretimizi gidersek, yanağına bir buse kondurup kulağına seni seviyorum diye fısıldasam. Seviyorum seni diye fısıldasan..
Çok değişken duygularım.. Bazen öldürmek geçiyor seni içimden, bazen en sevdiğin çiçekleri alıp kapına dayanmak. Bazen tamamen senden uzaklaşmak, bazen masum bir öpücük kondurmak yanaklarına..
İçimde birden fazla sesler..
Hep giden sen oluyorsun, ortada kalan ben. Kelimelerini bıçak gibi göğsüme batıran sen, ağır yaralanan ben.
Kendimi acil servislere atmak istiyorum solunum yetmezliğinden.
Nefesimi kesiyorsun bazen.
Seni beklemek; yanlış durakta otobüs beklemek gibi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!