Yılmaz Anık Şiirleri - Şair Yılmaz Anık

0

TAKİPÇİ

Yılmaz Anık

.. aradan zaman geçer, olurda seninle oturduğumuz bir bankta yalnız başına oturursun ya da gittiğimiz sinema salonuna bir başkasıyla gidersin, her iki konumda da aklına gelirim, için acır,
derin bir nefes al, içerle ve de ki; Allah benim belamı versin..

Devamını Oku
Yılmaz Anık

Yalnızız, yalnızlığımızla mutluyuz. Kücük seylerle büyük mutluluklar yasayabiliyoruz. sonra rahatlık batıyor kalkıp birini seviyoruz, ask diye de adlandırıyoruz, acı cekiyoruz, üzülüyoruz. Velhasıl hayatımıza birini sokarak,
kendi hayatımıza sokuyoruz.

Devamını Oku
Yılmaz Anık

Cok bekledim seni..
Beklerken yanımdan el ele sevgililer geçti, içim burkuldu.
Elinde şarabıyla naralar atan bir sarhoş geçti, içmeliyim diye düşündüm.
Ayvansaray iskelesinden bir kaç üsküdar vapuru geçti, vedaları anımsadım.
Havadan 3-5 ucak geçti. İçimden kısık sesle Sezen Aksu şarkıları geçti, uzaklara daldım.
Denizin üstünde bağıran martılar geçti.

Devamını Oku
Yılmaz Anık

Durduğun yerdi benim kâbem
ve baktığın yer olurdu kıblem..

Devamını Oku
Yılmaz Anık

Biraz konuşmalıyız.
Sana ne zaman aşık olduğumu bilmiyorum. Ama bu durumdan memnundum. Resmine bakarken kalbimin çarpmasından, senden gelen mesajı okurken gözlerimin parlamasından, sesini duyarken içimde oluşan heyecandan, 'iyi geceler' içerikli mesajınla iyi geçen gecelerden memnundum.
Gülüşünden bahsedecek olursak, tek kelimeyle mutluluktu.
Biliyorum benimle olma olasılığın yok. Bana kızabilirsinde. ben kalbine söz geçiremeyen biriyim. Zaten bir noktadan sonra artık olmayacaksın, biliyorum. buna alışacağım mecburiyetide nefes almamı zorlaştırıyor. Oysa ne çok isterdim ellerindeki sıcaklığı hissetmeyi.. Sen yine de uzaktan bir selam yolla, benim burda içim ısınır.
İçim demişken..
İçimde bir burukluk.. geçer sanıyorum ama geçmiyor. Başka şeylere odaklanıyorum, bir şarkı çalıyor seni hatırlatan, geçmiyor. Aklıma getirmemeye çalışıyorum, alışıyorum galiba diyorum. sonra bir filmde imkansızı oynayan karaktere rastlıyorum, seni hatırlatıyor, geçmiyor. Başka biriyle olduğun düşüncesine kapılıyorum, boğazım kuruyor, yutkunamıyorum, geçmiyor. Mutlu çiftleri görüyorum, başını omzuna yaslamış, "keşke bizde" diyorum, geçmiyor. Bu yaptığım olmaz diyorum, silip atmak istiyorum, duygularım ağır basıyor, geçmiyor. Radyoda "sevipte kavuşamayanlara" diye şarkı armağan ediliyor, aklıma geliyorsun, gelirken dağıtıyorsun, içim acıyor, geçmiyor. Sana bir kez olsun sarılamadım, kokunu hissedemedim, içimde kaldı, kalbim kırıldı, geçmiyor.

Devamını Oku
Yılmaz Anık

Gitme.. İstanbul' şiire boğarım..

Devamını Oku
Yılmaz Anık

Karşısına çıktım. Göz göze gelince evde ona söylemek için hazırladığım bütün konuşmalar alt-üst oldu. Kalbim güm güm çarparken ruhum nakavt olmuştu. Daha fazla bakamadım gözlerine. yüzümün sağ tarafında karıncalanma hissi.. Sol kolumdaki geçmişten kalan jilet izlerine baktığını fark edince bir an tersleneceğimin dehşetine kapılmıştım zaten.
Bak" dedi.
"bak" diye başlanan cümlelerin geneli olumsuzlukla noktalandığını biliyordum.
"Dur" dedim. "Ben buraya gelinceye kadar senin için hazırladığım konuşmayı yolda defalarca ezberlemeye çalıştım. Bütün kıyafetlerimi önüme dizdim kendime en çok yakıştırdığımı giydim. Kaç gecedir doğru düzgün bir uyku uyuyamadım. Sana almak istediğim hediye için bazı ihtiyaçlarımı karşılamayıp para biriktirdim. Bu kadar önemsedim. Bu denli benimsemişim.
Sen ise "bak" diye başlayacak, beni başından defedecek bir şekilde cümleyi noktalayacak, sonra da hiçbir şey olamamış gibi devam edeceksin.

Devamını Oku
Yılmaz Anık

Başımızı koyabileceğimiz bir yastığımız
üzerimizi örtebileceğimiz bir yorganımız
ocakta pişen azıcık aşımız, ağrısız başımız olsun
parayla saadet olmaz diye mutluluğumuz olsun kanıtımız..

Devamını Oku
Yılmaz Anık

Mesai arkadaşımla işten çıkmış eve gidiyorduk. Sahilden geçerken iki yorgunluk bira'sı içelim dedik. Bayii'nin önüne geldik, ben 4 bira vermesini istemiştim ki, birden seni sordu bana Olcay. Olur olmadık yerde sorulmayacak sorular sorardı her zaman. Bu duruma alışıktım aslında. 4 bira'yı iptal edip bir büyük rakı istedim, oturduk. Sorusuna sessiz kalmıştım. 5. dubleden sonra her yol Ankara'ydı. 6. dubleyi tek seferde içip sorusunu yanıtladım. Ölünün arkasından konuşulmaz dedim. 7.duble 8.duble derken bir büyük bizi kesmemişti. 2. büyük rakıyı da devirdikten sonra eve bağıra çağıra şarkılar söyleyerek gelmiştik. Ertesi gün işe gidemedik. Olcay arayıp hastalandığını söylemiş ben ise zaten kovulacağımızı anlayıp çalışmıyorum lan deyip suratına kapatmıştım müdürün.
Üstümü giyinip sahile indim. Bir sigara yakıp seni andım yürek dolusu sevgiyle.
Seni andım ağız dolusu küfürle..

Devamını Oku
Yılmaz Anık

Seninle evlenirsek sana pek birşey vaad edemem. Seninle en büyük lüksümüz bir balıkçı teknesinde balık ekmek yemek olur. Eve elimizde bim poşetleriyle döneriz. Şahsi arabamız olmaz belki ama akbilimizde hiç boşalmaz :) Sosyete misali boğazda yemek yemeyiz ama kız kulesine karşı çay içer, simit yeriz. Yağmurda birlikte ıslanırız. Gerçi sinüzit var ama ertesi gün sıcak çorbayı elinden içmek varsa hasta olmakta güzel..
Rakıyı aynı bardaktan içer, denizi birlikte taşlarız. Sezen aksu şarkılarında ağlar, hiç eskimeyen Kemal Sunal filmlerinde birlikte güleriz.
Çenen hiç durmaz bilirim, ben senin dırdırına da katlanırım :)
İçi huzurla dolu küçük bir evimiz olur. Gözlerine baktığımda aşık, elini tutuğumda güçlü olduğunu hissetiririm.
Parayla saadet olmaz diye gülücüklerin kanıt olarak saçılır elaleme..

Devamını Oku