Hasretlerini bıkmadan salladığın yorgun yıllar,
Rüzgarda savrulan yaprak gibi dalından uçtu.
Rüzgarlı teperlerinden öfkende uçuşan tozlar.
Gezdiğin ovalarda şimdi,hep çamurların oldu.
Gezdiğin bu yolların hiç yorulmadan biter mi?
Kuruyan dalın gölgesi,dertli gönülde yeter mi?
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta