Daha kaç şiir yazacaksın? Kaç şarkıda daha kendi kırıklarını toplayacaksın? Ve yıkayacaksın. Ve lavabonun ufak deliğinden yok olup gidecek günler. Yıllar. Kaybolan yıllar. Uzak da olsa şimdi, bir zamanlar güzelim yıllar. Naif yıllar. Koşarak bir yerlere varabildiğin yıllar. Trafik yok ama karmaşa her yerde olan yıllar.
Üç kere yeterdi her zaman. Giriş gelişme ve sonuç. Kimse sonsuza kadar mutlu yaşadıları çekmedi. Üç ağıt, üç çığlık ve üç sessizlik. Yetmedi. Ya da kimse önemsemezdi başlangıçları. Işık gibi parlayan, ışık hızında yılları. Ah o güzelim yılları. Naif yılları. Bir köşe başında izini kaybettiğin yılları. Kırgın yılları.
Bu kadar siyah mıydı gerçekten? Bu kadar boş muydu? Bu kadar mı çektiğin kürekler akıntıyı yenemedi? Ve savruldun. Bir, bir yok oldun. Yok ettiler seni. Öylece. Tam dört dakika, altı saniye. Belki de aylarca. Belki de yıllarca. Naif yıllarca. Gülüp ağlamadığın yıllarca. Neredeyse ömrünce bir yıllarca. Yaşadığın ve öldüğün yıllarca.
Anlayamadın. Salıveremedin kelimeleri ağzından. Hep ondan. Her arzun ondan kaldı içinde. Anlatamadığın her hikayeyi daha güzel anlattılar. Anlayamadığın her yılı daha güzel yaşadılar. Kayıp yıllar. Naif yıllar. Yolunu bulamasa da durmadan yürüyen ve kaybolan yıllar. Bir kısa günden biraz daha fazla yıllar.
Her gün biraz daha süzülmekteyim.
Her gece, içinde mermer döşeli,
Bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
Böylece bir lâhza kaldığım zaman,
Geceyi koynuma aldığım zaman,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta