Saçlarım dökülür hayatın tasına, çorbasına
kıyısından sıyırıp kalp kırıklarımı taşındım anavatana
yüküm omzuma ağır, eğilmiş boynum utancımdan
ne gram, ne kilo, ne de ifade edemeyeceğim tonlarla!
Geçmişten bahsedince tadım kaçar, yüzüm ekşir
bana öyle bakma, yüzümün coğrafyasında toprağım eskir
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta