Sayende sevebildim yıldızları,
Neler neler hissettiriyorlar bana.
Gözlerini görüyorum göğe bakınca,
Seni görüyorum karanlığın arasında.
Dün yine oradaydım,
Belki de gelmeni bekledim.
Çaresizlik nedir, bilir misin?
Ben de dün öğrendim.
Yaşadıklarımı sen daha iyi bilirsin,
Belki benden daha fazla etkilendin.
Şimdi ayna karşısındayım,
Tek gördüğüm şey nefret.
Senin için anlamsız bir andı,
Benim için ötesi gelemeyecek kadar ağır.
Sana bakan gözler,
Nasıl bakar başkalarına?
Ara, sor iyi miyim.
Belki de biraz öfkeliyim.
Seni kollarıma 1 kere daha almalıydım,
Hayatımdaki yeni pişmanlığım.
Devam edeceğin yolda başarılar.
Ben ilerisi olmayan bir bataklıktayım.
Belki hiç umurunda olmayacak bu şiir.
Beni ne kadar sevmesen de,
Ara beni lütfen...
Kayıt Tarihi : 27.08.2026 12:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Birini çok sevmiştim. Öyle büyük, gösterişli bir aşktan bahsetmiyorum. Onun varlığı zamanla hayatımdaki sıradan şeylerin anlamını değiştirmişti. Mesela yıldızlar... Önceden gökyüzüne bakıp geçerdim. Sonra onun gözlerine benzemeye başladılar. Gece olduğunda gökyüzüne baktığımda, aslında onu arıyordum. Ama ben onu üzmüştüm. Belki o an bana küçük gelen bir şeydi. Belki söylediğim bir söz, yaptığım bir hareket, belki de yapmam gereken bir şeyi yapmamıştım. Onun için ne kadar ağır olduğunu o zaman tam anlayamamıştım. Şimdi anlıyorum. Hatta belki o, yaşananlardan benim sandığımdan çok daha fazla etkilenmişti. Aradan zaman geçti. Ama ben hâlâ onun bulunduğu yere gidiyordum. “Belki gelir” diye düşünüyordum. Aslında gelmeyeceğini biliyordum ama insan bazen bildiği şeyin aksine umut ediyor. O gün de oradaydım. Bekledim. İşte çaresizliği o gün öğrendim. Sonra eve döndüm ve aynanın karşısına geçtim. Karşımda onu kaybetmiş birini değil, onu kaybetmesine sebep olan kişiyi gördüm. Ondan nefret ettiğim için değil, kendimden nefret ettiğim için. Çünkü onun bana baktığı gözleri hatırlıyordum. Ve kendime şunu soruyordum: “Seni seven birine nasıl böyle davranabildim?” Belki onun için yaşananlar artık sadece geçmişte kalmış anlamsız bir andı. Ama benim için öyle değildi. Ben o anın içinde hâlâ yaşıyordum. Keşke son kez sarılsaydım. Keşke o an gitmesine izin vermeseydim. Keşke bazı şeyleri zamanında fark etseydim. Ama insanın en acı tarafı şu: Pişmanlık geçmişe ulaşamıyor. Şimdi o kendi yoluna devam ediyor. Ben de ona “yolun açık olsun” diyebiliyorum. Sanki ben de devam ediyormuşum gibi. Ama aslında etmiyorum. Ben hâlâ aynı yerdeyim. Belki yazdığım şiiri hiç okumayacak. Okusa bile hiçbir şey hissetmeyecek. Belki beni artık sevmiyor. Belki hayatında başka biri var. Yine de bütün o gururun, bütün o vedanın, bütün “başarılar”ın altında söylemek istediğim tek bir şey kalıyor: “Beni ne kadar sevmesen de... ara beni lütfen Tuğçe...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!