ÇARE
Bana çirkin diye gülme.
Sen güzelsen ne yapayım.
Yok ki elimde bir çare.
Tanrıya haber salayım.
Alınca son buse gözlerim doldu
Ayrılık acısın tattım o zaman
Haykırmak tanrıya isyan diyorlar
Candan bir haykırış attım o zaman
Gönül hicran dolmaz, söz hicran eder
Yasladım yastığa yaslı başımı
Önce sevgin tartım sonra yaşımı
Kuramadım dün kurduğum düşümü
Yarınlarım yetim yıllarım yetim
Sevgi kılavuzdur aramaz yolu
Baş eğdirdik, geçit vermez dağlara
Mühür vurduk, asır asır çağlara
Serden geçtik,serhat olduk sağlara
Şehitlik payesi, nakdimiz bizim.
Yılmadık,yıldırmaz feleğin hıncı
Karının oğlagı
Rumi Takvime göre martın bitimi, nisanın başlangıcı bu gündür. Yalnız Kıştan bahara geçiş o kadar basit olmadığından marat ayında zaman zaman kış aratmayan günler yaşanır.Anadoludaki mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırırı deyiminin söylenmesine neden olmuştur. Bu göçebe insanlar için oldukca zor sayılır. Hele hele hayvancılıkla geçinen insanlar için dahada zordur.Bu insanlar, bu günleri takvime bağlar ve sayılı günler derler.
Her yıl keçilerini Martın sellerine kaptıran Hatuç nine martın gelmesini istemezmiş, fakat mart ayı gelir ve bildiğini okur alacagını alır gidermiş.Olacak bu ya! O yıl marat ayı oldukca güzel gider ve oğlakları sele gitmez. Hattuç nine sevincindenYüksek bir kayanın üzerine çıkar ve intikam almak için rumi martın son günü olan bu gün,gırgır gecercesine:
Mart kıcına parmağım
Zıp,zıp zıplar oğlagım...
HEPİMİZ BİR
Pusulamız yönümüz bir
Kafa gövde kolumuz bir
İnsan yaşar ömür biter
Acı tatlı sonumuz bir
Tanrı insan oğlunu yaratmak için bütün meleklerin bahçesinden birer avuç toprak alır. Azrailnki aklına geldiğinde eyvah! ! der. Fakat yapacak bir şey kalmamıştır. Balcık çoktan kıvamını bulmuştur. Çare aramak için hayvanları toplar, ve onlardan görüş alır. Konu zalimlik olunca bütün hayvanlar çekimserdir. Korkuların korkusuz çocuğu Arslan dahi, Azrail deyince kısık sesle kükremeyi tercih eder. Geyikler göz yaşı, tavşanlar korku düşü kurmakla yetinirler. Tam bu sırada, sessizliği arının vızıltısı bozar. Konuşmakta zorlanan arı, önce güzel bir vızlayarak heyecanını yener. Sonra başlar konuşmaya. Biz Karanfilden, pembe gülden ve.hatta Ağu çiçeği zakkum gilden dahi; öz toplar, annemizin önüne koyarız. Annemiz ona öyle sevgi le, öyle bir sevgi ile dokur ki? Ağu zehrinden, fesleğen mahir liginden, incir zahirinden utanarak bal olurlar.. Tanrının çok hoşuna gider ve İnsan oğlu içinde,Bir anne yaratmaya karar verir. Bal teknesi laza dan aldığı balı meleklerin ağızlarına çalar. Kim yutarsa onu anne yapacağım der.
Kara melek ihtiraz eder.
- Oda neymiş?
-Tanrı; baldan da tatlı
-Baldan da tatlı?
-Evet
Mutluluk senin olsun, mutluysan eğer bensiz
Yarine kefil olmam, bu günüm kalsa dünsüz
Cemre ateşi gibi,yaksan alevsiz külsüz
Üflemem alevleri, yansın mahşere kadar
Özlemlerini yener akşamın ihtirası
Mehmedim
Parola kumandan, cevap Atatürk
Elazığlı m kakoş,, Muğlalı m Yörük...
Obalar kaynaştı olduk kadim Türk
Bu yurt, bu toprağın, Özü Mehmedim
MADEMKİ
Mademki kalbinin seveni vardı
Şu yıkık kalbimi neden ağlattın
Bahardan bahara açan goncamı
Hazanda bahardır diye aldattın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!