Yıkılmış Aşkın Hikâyesi

Dursuncan Yildiz
127

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Yıkılmış Aşkın Hikâyesi

Yıkılmış Aşkın Hikâyesi

Gün batımı rengini alırken gökyüzünden, dağların sırtı
Karanlığa gömülen bir aşkın hikâyesi dile gelir burada
Ayın soğuk ışığıyla yarı aydınlanan yüzler, gölgeye düşer
Ve her nefes bir hıçkırık gibi yankılanır sessiz odalarda.

Yalnızlık, köhne bir şehri sarar içten içe,
Kalp kırıkları dökülürken yaprak yaprak yerlere, üstünde Dostların ayak izleri,
Ömür boyu sürecek bu derin melankoli, sarmalanır
Gizli ağıtlarla, sarmalanır sessiz fırtınalarda, içimde Ateş yanar ihanet edenlere, Gözyaşlarım Durmaz Açıtır ama Gözyaşlarım Söndürür Damlaya damlaya.

Bir zamanlar sevgiyle dolup taşan o gözler
Şimdi birer yanılgı, birer hayaletten ibaret.
Kalbimizin köprüleri yıkılmış, öylece kalakalmış
Aramızda dikilen duvarlar, suskun bir kuyu misali.

Gece yıldızlara yaslanır, umutlar ararız boşlukta,
Fırtınalı denizlerde kaybolmuş bir gemi gibi.
Hatıralar denizinde boğulurken, sevdiklerimiz
Küskün bir rüzgârda savrulur, ağlar sessizce.

Kırık notalardan yükselen o eski şarkı,
Zamanın tozuna gömülmüş eski bir plak.
Her sözcük bir yara, her mısra bir hançer
Kalbimize saplanan, bizden bir parçayı çalan.

Gözlerimizden süzülen yaşlar, zamanı deler geçer
Ve sessizlik, bir ağacın gölgesi gibi uzar.
Biten her aşkın ardından, yıkılmış harabeler yatar
Sarhoş bir rüya gibi, unutulmuş ıssız sokaklarda.

Küller arasında ararız hâlâ bir kıvılcım,
Ve her sabah, doğan güneşle umutlanırız.
Ama biliriz ki aşk, yıkılmış bir kaleden ibaret
Ve biz, yalnız bir kervan gibi, yol alırız karanlığa..

Dursuncan Yildiz
Kayıt Tarihi : 30.05.2026 07:18:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!