O ağacı biliyorduk.
Yüzyıllar önce dikilmişti
Altında uyuyorduk
Öpüşüyorduk
Bir gece buluşuyorduk ve bir gece daha ve bir gece daha
Ve bir gece daha bir şeyden kaçıyorduk ve başka bir şeyden
Kelamım sana ey aşk,
Geceyi gündüz,
Yahut gündüzü gece eden aşk.
Cümleyi hece eden aşk.
Kelamım sana ey aşk,
Gönlü harap,
Rüzgarlı,
Karanlık,
Gecelerde ben yine derbederdim.
Bilinmez,
Kasvetinden midir gecenin,
Neyim var,
Boğaz.
Boğaziçi.
Boğaziçi'nde bir geminin son seferi.
Bir gemi, Boğaziçi'ndeki son seferî.
Bir gemi, Boğaziçi'nden sana gelmekte.
O gemiye her limanda ben yüklenmekte.
Öğle saati güneş batar bu memlekette.
Akşamları kahvaltı ederiz biz.
Rakı sofrasını imsağa yetiştirir,
Vapurla Toroslar'a gideriz biz.
Bırakırım, yeri gelir
Ne vakit sona erecek bu yalnızlık silsilesi?
Feryat ne zaman bitecek güneşe eller açıkken?
Ne zaman vazgeçecek kederinden Mecnun?
Ne diye uğraşıyor, Leyla apaçıkken?
Saçlarının raksı ne diye dimağımda?
Kamer dolu.
Kamerin peşinde yıldızlar,
Hür kamerin peşinde, kul yıldızlar,
Yıldızlar hür kamerin zaptiyesi,
Bu, şarabın kamerle son gecesi.
Güneşin zaptı yakın, kamerin zaptı uzak.
Gün uyur,
Gece uyur,
Sen uyursun,
Ben uyanırım.
Bir rüyadan uyanır,
Vapurlar dolusu sevda indi yüreğime
İskelem mahşer meydanı,
Sevdalar cümbüş,
Ferhat, cümbüşün içinde bile
Dağlara doğru yürümüş
Yağmurlar yağardı.
Sen, her damlada bir zerre sevdam,
Her bulutta bir tomar şiirimdin.
Yağmurlar yağardı.
Dinmeyen yağmurlardan dileğim,
Yüreğimdin.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!