Ey aşık olduğum güzel, bir sus payı yeter gönül sebilinden damıtılmış, konuşmaktan usanınca.
Bir ismimin kazılı olduğu taşla, bir kaç kucak toprak yeter, deli deli sevmeyi bırakıp da uslanınca.
Bana siyah giyinmiş, ışığa hasret yıldızsız geceler yeter, seni getirecek bir güne doğmuyorsa güneş.
Sen değilsen istemem asla, kimse de olamaz gayri bana, ne dost, ne arkadaş, ne yoldaş ne de eş.
Bir kuru küflü ekmekle bir tas ılık su yeter bana, katık istemez, gönlüme sevgin katık olmayacaksa.
Keskin sirke olurum da küpüme zarar ederim, yine sesim çıkmaz, bağırışlarım karşılık bulmayacaksa.
El elde, baş başta yapayalnız kalmaya razıyım, elim senin elinde, başım senin omzunda olmazsa.
Bursa'da eski bir cami avlusu,
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü
Devamını Oku
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta