yeşil ışıklarda bekliyorum şimdi seni
sana giderken geçtiğim kırmızı ışıklar yerine...
..
Gökyüzünü yeşile boyayacak kadar uzun ellerim yok
Ama gökyüzünü yeşil görebilecek kadar hayalperest gözlerim var
..
Yeşil olsun gözleri yeşil
Yeşimsi geceler gibi
Yumuşak bir sızıntı olsun
Gülsün gözleri gülenler gibi
Saygıdeğer bir roman olsun
Baksın gözlerime
Gözlerimin içine
..
Seninle biz sevişirken, ne hoştu sevmelerin,
Dudaklarımda dadın, nerde eski sevmelerin,
Canım, canım diyerek okşayıp da öpmelerin,
Hayâl mi oldu sevişmek soğuktu sevmelerin.
Bakışlarınla yakardın, ne hoştu sevmelerin,
Yeşil, yeşil bakarak, ahh deyip de öpmelerin,
..
Çocukken
Yeşil bir plastik parçasını bir iple bağlar
Sarı kelebeklerin yanında döndürmeye başlardık
Kelebeğe ne oluyorsa
Dönen yeşil plastik parçasının etrafında
Onunla birlikte dönmeye başlardı
Ta ki biz yorulup
..
Yetmedi mi artık bu sitem ve gurur..
Yeşil gözlerinde defnet beni... Yada adını her ne koyduysan;
Bitir bu ayrılık matemini
Dağıt artık bu kara bulutları
Körelmiş duygularını esir alan umutsuzluğu...
Öyle bir yerdeyim ki!
..
dün akşam yollar bana dar geldi...
yağmurun altında ıslanırken
sokaklar bomboştu
hiç kimse yoktu benden başka
ben ne kadar yanlizmışim meğer
sensiz,hem yetim,hemde öksüzmüşüm meğer
bunu o boş sokakta anladım..
..
Sevgi dolu o gözlerin, duyguların pınarı mı?
Yeşil yeşil yaprak yaprak, ilk baharın kırları mı?
Pırıl pırıl, ışıl ışıl, güzel güzel bakarken,
Keremi de alev alev yakan ateş korları mı?
Her renk çiçek çiçek açan, bahar bahar bakan gözler,
Gönüllere ilham veren duyguların nurları mı?
..
ne acı, ne gam, ne keder
bulutların ötesinde bir çocuk bir çocuğu sever..
çocuklar mutludur..
bir düş bahçesine güneş girer;
güneş- çiçek- çocuk birce koşar,
ve sıcak yeşil, ayaklarından öper...
..
İnsan ala, kara yeşil, mavi deniz
Gökkubbe kaldı, kalkmayan perdemiz
..
Dalında yeşil yaprak ne güzelde duruyor
Hem alemi izliyor hemde yeşil Yaprağı alem
Kimi zaman dostu rüzgar gelir şiirini okur
Kimi zaman misafiri yağmur süzülürdü bağrından
Kara bulutlar elinde kırbaç Dönüyor semada
Türkü söylüyor Yıldırım İsyan ordusu karargâhında
..
Adı önemli değildi
Ayşe Fatma
Zehra ya da
Ne önemi vardı adının?
Diyelim Nil-Gün'dü adı
Gözleri yeşil
..
biz vahşi taylar idik alabildiğine yeşil yaylalarda
ne kurtlar cıkardı yolumuza nede çakallar
yorulmazdık bir zirveden başka bir zirveye koşarken
gök yüzüne bulutlar bırakırdık yeşil ve toprak rengi
ne gem vurulurdu ne eger bize
yarışırdık yılkıyla her fırtınadan sonra
gök kuşagına ulaşabilmek adına
..
Bu mevsim hep böyle oluyor, yeşil yeşil hep yeşil
Yemyeşil
Yeşilin her rengi her tonu
Var buralarda açık yeşili çam yeşili
Velhasıl açığı yemyeşili koyusu...
Tarlalarda yeşil harmonisiyle
Renk cümbüşü var...sarı sarı
..
Yücelerde yaprak
İdim ben
Dalında yeşil
Güneşle gülen
Oynaşan rüzgarla
Yarenlik eden
..
Gözlerinde yeşil dallar
Boy boy olmuş meyva verir
Bir çiçekten kalkar arı
Bir çiçeğe konar gelir
Rüzgar kokunu savurur
Yeşil fidana takılır
..
Yeşil yeşil gözleri
Ne kadar da güzeldi
Şimdi anladım onun
Kalbimdeki yerini...
Kavgalı ama güzeldi
Geçen günlerimiz
..
Ne yazabilirim sana dair bilmiyorum ki? Hayattayken ne hissediyorsam,söylemiş içimde tutmamıştım.Her şeyi konuşabilen kaç kişi vardır bilmiyorum. En çok seninle otobüs seyahetlerini,bilmediğimiz sokaklarda saatlerce yürümeyi severdim. Sessiz gecelerde saatlerce balkonda oturup uzun uzun sohbet ederdik.Bir türlü anlam veremezdin insanların neden böyle davrandığına.İçinde kötülük yoktu ki,sen nasılsan herkes öyle olsun istedirdin, ama malesef olduramadın.Ve hepte anlamsız yere kendini suçlardın; o kadar hassas,o kadar duygusal.
O gülen, yeşil gözlerini son kez açık görmek isterdim. Aslında istemezdim.
En son seni Mudanya iskelesinde geride bırakmıştım.İlla karnımı doyurmak istemiştin, yolda inip poğaça almaya kalkmıştın.Kıyamazdın ki.42 yaşında da olsam senin küçük kızındım. Son defa sarıldığımı bilmeden; iki kere sıkı sıkı sarılmış,boynundan öpüp kokunu her zaman ki gibi içime hapsetmiştim.Arkamı dönüp el sallamıştım.Gözlerinde üzüntü yoktu, tam tersi mutlu; ışıl ışıldı. Zamansız bir zamanda sevdiğini karşısında bulmanın mutluluğu vardı.Çünkü gene süpriz yapmış hiç beklemediğiniz bir anda iki günlüğüne kapınızda bitivermiştim.
Eğer o hastane odasında görseydim gözlerini biliyorum ki mat bir yeşil olucaktı.
“Köhne İskele” şiirimde yazdığım gibi; en son bir iskelede bırakmıştım seni.Ama bizim iskelemiz ne köhne ne de şehrimiz silikti.Bana her zaman güç veren güneş ışığı parlıyordu,mis gibi deniz kokusu, gökyüzünde martılar...
Mudanya’ya giderken babannemim mezarlığı gözüküyordu köyünüzle birlikte. Hayıflanmıştım -bir türlü ziyaret edemedim babannemi- diye.Hayat öyle bir şey yaptı ki bana; sen şimdi orada yatıyorsun ve ben hem seni hem babannemi ziyaret edicem.
05.07.2011 Bükreş
..
İnan ki sevdiğini söyleyince
Çok hoşuma gidiyor sözlerin
Bana hayat veriyor gülünce
Senin o yeşil gözlerin
Hızlanır kalbimin atışları
görünce resimlerdeki yüzlerin
..
Siz hiç yeşil deniz gördünüz mü
Sizi bilmem ama; ben gördüm
Vapur, denizi adeta okşarcasına dövdü
O güzelim mavi; su yeşiline döndü...
Mavinin üzeri, iç içe yeşil beyaz
Şaşırdım; bir eda, bir naz
..



