YEŞİL ŞİİRLERİ

YEŞİL ŞİİRLERİ

Galip Kemali Günay

Hasretim be....................... aguşuna.............................................. kucak.......................kucak...........koynuma koydum............. aguşunu...........koyn.lar.................................. ela........... mavi........... kara....................... sarımsı sıcak..........................kok mamda amma..............................tuz ter.......................................... istersen................ bu gün yıkanmam...................................... sen................. yeşil sabununla gel...................................... koştururken.................. unuttursan .................... surmeyi........................................tenim...................... hafif drğil bayağı terli...............................................her yanının........ terlerini.............................. kokladım...................................... mis.........................................
..

Devamını Oku
Alper Kürük

Kırmızı dudağını gören dudaklar
Frenlemiştir dudağının üzerinde
Kimbilir kaçı şimdiye kadar?

Yeşil gözlerini görünce gözler
Kalpler durur,düşünceler dağılır
Ve insanın içi geçer.
..

Devamını Oku
Kutsal Çakıroğlu

Kanatlanmış üç kelebek engin denizle buluşan sahilin kıysında çiceklerle yeşil ağaçların yaprakları arasında desenli ebruli kanatlarıyla uçuşurken o an kendilerini her zamankinden mutlu hissediyorlardı...
Beklentileri olmadan hiç bir şeyden özgürce uçuyorlardı. Mutluluktan yana kanat çırpıyorlardı kendileri için hayatın an kadar kısa olduğunu biliyorlardı hayatın yaşam sevincini ve mutluluğunu gülümseyerek ''Hayat'' budur diyerek hissederek yaşamaya çalışıyorlardı Sadece o anı kendileri için hissederek yaşayarak aldıkları her bir nefeste mutlu olmaya çalışıyorlardı onlar için önemli olan; hayatta birlikte olmaktan duydukları o küçük mutluluğu o anı birlikte yaşayarak yakalamaktı
..

Devamını Oku
Vahit Kemal Kısa

Dedim ya seni antlamak için açtım bu sayfayı...Hazırladım beynimin en gizli köşelerini...Uzayda yer almam manada yer almam anlamında gelmiyordu önceleri...Seninle kütle olmaktan çıktım...Hamdım yandım yandım...Pişmek için ne kadar acele etsede yürek çiğ tanesi kıvamında sende kaldım...Olgunlaşmak biraz da az sevmek anlamına gelecekti...kavrayamadım... Bir şehirde tanıdım seni...yokuşları dik rengi gri....Düğünlerinde türküler okunan bir şehirde...Nasır tutmuşken benliğim sen kesip attın....kızıl bşr kan boşandı topraga altındanda sen yeşerdin ilk baharda....Nasıl koşarsa kötürüm düşler ayağa kalkınca ehl-i alimin dilinde öyel koştum sana...yılların yorgunluğu vardı dizlerimde...Hamamönü dergah-ı taceddin evinde...çikolotadan düşlerdi varlığın bayram sabahları sen orada ben burada dalgalanırken derya, Konstantin şehrinde... Maviyi severdin...Mavi Anka kanatlarında bir safirdi...bazen yeşil bir ayakkabıda bazen rengarenk bir bilezikte bulurdum seni...Kubbe altında karışırdı nefesler nefeslerede... Han-ı cincide amin derdik Ezan-ı Muhammediyeye...Kuleler vardı yirmiydi sayılarıda her biri gelişini müjdelerdi müjganın...o mamur beste çalardı...beklerdi Firuze...toprak kokardı Başkent...Nisanın bereketi yağmur...yürüdün sen öylesine...bakardım ardından...Bilirdim vakti geldiğinde gidecektin...Çekecektim ardından kırmızı bir mendilinden kokunu....Yusufun zindanında kaldım gidişinle...Kıtlık oldu yüreğimde....Can taşı...Vursam bir parçanı diğerine....Çıkarmı bir kıvılcım...Başlarmı nar-ı ateş....
..

Devamını Oku
Ali Kaybal

Aruz (BİR SEVDA ÇEKMEK NE MÜMKÜN)

Sen başka bir dünyadan ben başka bir dünyadan
Birlikte olmak ne mümkün ey güzel gözlü yar
Gam yüklenen gönlümüz hırslandı vermez aman
Bir sevda çekmek ne mümkün ah yeşil gözlü yar.

..

Devamını Oku
Ali Can Güzel

sarı sarı aksın güneş
mavi mavi ağlasın deniz
yeşil yeşil büyüsün doğa
yuvarlanalım kucağında

...

..

Devamını Oku
Hakkı Yurtlu

Ağla, düşsün toprağa göz yaşların
Can bulsun hazan olan yeşil yaprak,
..

Devamını Oku
Umut Yılmaz

-----Gönüller ete kemiğe bürünür mana aleminde. Yakın şehirlerden uzak şehirlere yol alırlar, en uzak şehirlere. Hiç yorulmadan ararlar en güzel mana şehrini. Ümitler henüz bitmemiştir, henüz uzaklarda daha çok şehir vardır.

-----Derken uzakta güzel bir şehir görünür. Gönüller oraya doğru daha hızlı adımlarla yürümeye başlar. Şehre yaklaşırlar, şehrin kapısının üzerinde “RECEP” hemen altında da LA İLAHE İLLALLAH yazmaktadır.Bin bir sevinç ve neşe ile şehre girer bütün gönüller. Şehri gezerken büyük bir haz duyarlar. Gezilecek çok yer vardır. Şehrin her yerini gördükten sonra, ta şehrin çıkış kapısına kadar gelirler ve uzakta bir şehir daha görürler. Merak alır bir çoğunu, yola koyulurlar bir an evvel varmak için uzaktaki diğer şehre. Merak öylesine sarmıştır ki gönülleri göz açıp kapayıncaya kadar bilinmeyen o şehrin kapısına varmışlardır. Bu şehrin kapısının üzerinde de “ŞABAN” hemen altında ise MUHAMMEDEN RESULULLAH, yazmaktadır. Bu şehirde çok güzel ve diğeri kadar büyük bir şehirdir. Bu şehirde de gezilecek çok yer vardır.Gönüller gezer bu şehrin de bir, bir tüm sokak ve mahallelerini, büyük bir istek ve merakla. Diğeri gibi bu şehirde o kadar güzeldir ki, koca şehri nasıl gezip te bitirdiklerini anlayamazlar.

-----Bir bakarlar ki uzaklarda yeşil ışıklarla donatılmış bir şehir daha var ki, uzakta ki görünümü diğer şehirlerden çok daha büyük. Oraya hayran, hayran bakan gönüller, daha önce böylesine büyük ve güzel bir şehir görmemişlerdir. Şehir merak olur, arzu olur, Bakan gönülleri kendine çeker. Yaklaştıkça yeşil ışıklı, mükemmel ötesi o şehre mümin gönüller daha da meftun olurlar. Bir an önce şehrin kapısından girmek, şehri görmek için dillerinin döndüğünce dualar ederler. Sonunda bu mükemmel şehrin kapısına ulaşırlar ve üzerindeki yazıyı okurlar. Şehrin kapısının üzerinde RAMAZAN hemen altında ise “Hoş geldin ya şehri mümin” yazmaktadır. Kapısı diğer şehirlere oranla çok daha büyüktür. Şehir ise gezmekle bitmeyecek gibi görünür.

-----Kapıdan girer gönüller bir, bir. Lakin birden bire şehir bu gelen gurubu ikiye ayırtır. Şehrin müfteri adını verdiği gruptakiler içeri girir girmez simsiyah olurlar. Mutekitler ise alabildiğine apak olurlar. Müfteriler bu şehrin başka bir boyutuna geçerler. Bu boyut kızgın azaplı bir çöldür. Mutekitler ise arzu duydukları bu koca şehri büyük bir hayranlıkla gezmeye başlarlar. Mümin gönüller gezmekle bitiremezler ŞEHRİ RAMAZAN’ı. Bu şehri gezerken öylesine mükemmel bir yere varırlar ki, buranın ışıkları nurdan, görevlileri ise meleklerdendir. Hemen, hemen şehir kadardır bu yer. Bu nurani yerin nurdan herkesin giremeyeceği güzel bir kapısı vardır. Kapının üzerinde ise KADİR hemen altıda ise LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH yazmaktaydı. Lakin burayı çoğu gönül buranın ikinci boyutunu göremediği için, şehrin sadece bir mahallesini gezmişlerdi. Görenler ise buranın güzelliğini gözlerinden asla silemeyeceklerdi.
..

Devamını Oku
İsmail Haki Şimşek

Yağmur konar bu ömrün kuru beklentisine
Düşer sonra asmalardan yeşil ekşimsi bir meyve
Vapurlar vardır uzunca bir sohbetle hareketli
şehrin hareketli saatlerinde...

çocuklara bayramlığını giydirir şen bir teyze...

..

Devamını Oku
Fuat Gürsoy

HİCRAN
Gülsün yüzün gülsüm gülsün gözler
Hicran yarasından öter bülbüller
Yeşil baksın yeşil zeytuni gözler
Hicran yarasından öter bülbüller

GÜRSOY Hicranınla sakın yanmasın
..

Devamını Oku
Süleyman Demir

'memleket isterim gök mavi,dal yeşil,tarla sarı olsun' c.s. tarancı

gelsin de görsün seni,kim memleket isterse!
hangi dal böyle yeşil? hangi gök böyle mavi?
mevla bir anlığına cennetini gösterse;
güzelliğin dünyada bir cennetle müsavi...

..

Devamını Oku
Nilgün Acar

GÜNLÜĞÜMDEN- 10?
Yağmur’un pişirip hazırladığı,mantar yemeğini ve içinde küçük portakal kabukları olan, kakaolu pudingi yedim. İkisi de süper güzeldi. Yağmur, hep güzel yemek yapıyor.
Biliyor musun Tutku? Bu gün ölebilirdim. En azından, çok kötü yaralanabilirdim. Alanyum’daki Turkcell’e gidiyorduk Yağmur’la. İki cadde geçilmesi gerekiyor yan yana. Yeşil yanınca geçmeye başladık. Ortada durulması lazım, otomobillerin geçmesi ve diğer yeşil ışığı beklemek için.
Bana bir şey oldu. Sanki beynim uyuştu, ya da başka bir yere gittim uzayda. Çok sorun vardı kafamda ve sanırım, hepsini birden düşündüm. Durmamışım, geçmeye devam etmişim. Sağ tarafımdan gelen klakson sesleri ve Yağmur’un çığlıklarıyla, uyandım sanki. Başka yerlerdeydim de, nerede olduğumu fark ettim. Farkedince de, hemen arabamı geri aldım. İyi ki, paniğe kapılma huyum yok. Anında, gerekeni yaparım. Ama gerçekten çok korktum. Ölmek istemediğimi anladım.
Küçük oyunları, hafif riskleri, bazı gıcıklıkları severim, yaparım. Ama bu kez, asla hiçbiri değildi. Beynim uyumuştu. Belki ölüm meleği çağırmıştı beni. Ama bu dünyadaki sürem ve yapmam gerekenler bitmemiş demek ki. Allah korudu. Evet. Daha yaşamam gerekiyor. Y A Ş A Y A C A Ğ I M.
Nilgün ACAR 02. 04. 2010 ALANYA
..

Devamını Oku
Rifat Kurtoğlu

Yeşil görmedik göze,
Görmeyen kör desem az.
Hele bir yeşil göze,
Cennette nur desem az.

KURTOĞLU’M canım dengi,
Bir çift göz yosun rengi,
..

Devamını Oku
Samir Ay

Sinekler böcekler
Uçuşan kelebekler
Bir de açan çiçekler
Baharın gelişini müjde eder
Haydi sen de gel
Bahar mevsimi bizi bekler
Sen gelirsen eğer
..

Devamını Oku
Cafer Yılmaz

Bukalemunlar...
yeşil yeşil,
kahve kahve...
diller uzun
gözler patlak..
sürünen bukalemunlar.
içlerinde ara sıra
..

Devamını Oku
Hakkı Yurtlu

İlki toprak, sonu toprak,
Hazan olur yeşil yaprak.
..

Devamını Oku
Tunay Karaca

düşünebilen, idrak edebilen, iyiden kötüyü ayırabilen tek canlıdır insan oğlu. Kimileri kendine yol olarak seçer karanlığı ve kaybolup gider karanlığın için de, kimileri de eline mum alıp aydınlatmaya çalışır etrafını, elinde ki mumla başka mum tutacak insanlar ararlar, sadece çevreyi değil dünyayı aydınlatabilmek için, kimileri de o aydınlığa hiç bir katkısı olmadan mumsuz faydalanır o aydınlığın için de, hiç istemezler mum tutup aydınlatmayı, ama bu aydınlığı ben yarattım edasıyla dolanırlar dünya da. onlar riyakardır, fesattır, nifaktır onlar aydınlığa. aydınlığından nasiplendikleri mumun ışığına ihanet eder onlar, kendileri ışık saçmadığı halde, ışık saçanları aşağılarlar, karanlığın bekçilerine hizmet ederler sinsice. aslında karanlığı var edenler onlardır. aydınlığı öğretecekleri yerde karanlığa saplarlar karanlıkta kaybolmuş olanları. bin mum sahibini de lekeler o mumsuz aydın! ve kurunun yanında yanar yeşil aydınlıklar.
..

Devamını Oku
Kutup Güldane

Sensiz Geçen Mavi Yeşil

Senin yokluğundaki yaz bitmişti.
Son bahar yağmurları yağıyordu.
Esen sert rüzgarlar’la.

Birkaç gün sonra o kurumuş otların,
..

Devamını Oku
Nazmiye Kayar

Daldı gözlerim bir yeşil dağa,
Ağaçlarında kuşlar öten dallara,
Uçtu ruhumdaki yaramaz çocuk
Bıraktı beni bu hayatta tek başına.

Yakalamak için çocuk ruhumu,
Koştum peşinden yıllar boyu.
..

Devamını Oku
İlteriş Bilge Kaan

yeşil ışıklarda bekliyorum şimdi seni
sana giderken geçtiğim kırmızı ışıklar yerine...
..

Devamını Oku