Yeşil Nigâhın Kasidesi
Nigâh-ı zümrüdünde gönlüm oldu derbeder,
Düştüm o çeşm-i fettâna, oldum sana sefer;
Bir lahza baktın, âh ki yıkıldı bende her,
Mecnûn misâli aklımı ettin târ u per.
Tebessümün ok oldu, sinemde bin yara,
Her hande bir şerâre düşürdü cânıma nâra;
Nevrim döndü, tâkatim kalmadı bu diyâra,
Sensiz geçen her ânım yazıldı hep zarara.
Gözyaşım umman oldu, boğuldum hicrânına,
Nefsim daraldı kaldım firkatin zindânına;
Bir nefes ümmîd ile vardım kapına,
Lâkin sürgün eyledin âh beni hasret yanına.
Saçın ki bâd-ı sabâya verildi bir seher,
Savruldukça gönlüm de gitti ardından meğer;
Yel aldı aklımı da, bıraktı beni bî-haber,
Kaldım perîşân hâlde, sensiz her dem keder.
Savtın bülbül-âvâz, düşer her şafak kulağıma,
Her tan yeri doğdukça doğarsın rüyâma;
Bir sesin yeter idi cihânı sunmaya bana,
Şimdi o nağme düştü hicrânın otağıma.
Ey dilber-i zümrüd-nigâh, bil ki bu âşık,
Yandı da küle döndü, kalmadı anda ışık;
Bir nazarınla ihyâ olurdu bu gönül âşık,
Şimdi sensiz her nefes bana azâb-ı fâsık.
Halim Yusuf Pilavcı
14.02.2026
Kayıt Tarihi : 14.3.2026 03:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!