Ah be Adam Ah be , Ansızın çıkarım demistim demi karşına, bir trafik lambasının yanan ışığının altında, yüzleşmeye geldim yalan aşkınla işte tam buraya , kırmızı yanıyor dur yesile var daha Ayrillim diyorsun Arabada sen , Kır kalbimi ,bana vuramayip duvarlara vura vura kirdigin elin gibi ,dikiz aynaları izlesin serseriligini , yak dörtlüleri yak her kes görsün arıza verdiğini, kırmızı yanıyor yesile var daha Ayrillim diyorsun Arabada sen, ofkelen lannnn ofkelen ,gerekirse bağır çağır, kontrolden cik, şarampole yuvarla hayallerimi ,carp bana ,korkma , carp ulan gururuma , onuruma ,ayaklar altina aldigin kadinligima ,
darmadagin ettin beni , yok tedavisi , boşuna ambulans çağırma, ayrilalim diyorsun arabada sen ,Bak yağmurlar yagiyor şehrin sokaklarına ,arap kizi bile yok artik camda ,cirit atıyor aşktan mahkum yemiş şarapcilar dışarıda , hey duyunnnn biri kast ediyor canıma kırmızı yanıyor yeşile var daha ayrılalım diyorsun Arabada sen. Bukadar kısa bir okadar da uzun zamanda ,faili meçhul mu olacaksın sen şimdi hayatımda ,kır kalemi ,kur daragcin Ankara meydana dur ulannnn dur kırmızı yaniyor dahaa ayrılalım diyorsun Arabada sen
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta