# **Yabancı Sabahlar**
Yeni…
Yepyeni bir sabaha uyanmış gibiyim.
Tanımıyorum artık hiçbir şeyi.
Kuş cıvıltılarını,
yeşeren yaprakları,
sessizliği bölen sesini…
Hiçbiri yoktu bu sabah.
Bu sabah,
tek başıma bir vadiye düşmüş gibiydim.
Ömür misali akan bir nehir gördüm.
Her damlasında biraz daha eksildim.
Bir zamanlar
kadere kafa tutacak kadar yüceydi aşkımız.
Dağlar omuz omuza durmuş,
umut göğe yaslanmıştı.
Şimdi ise
yüzlerce yola çıkan gözlerim bile şaşkın.
Aşkının yenilgisinde kaybolmuş gibiyim.
Sana zaferler getiren yüreğimle
yenildim.
Ve bil ki;
pişman değilim.
Hasretine dalan masum gözlerimde
rengârenk çiçekler açıyor hâlâ.
Ama hepsi kokusunu yitirmiş.
Sanki bahar bile senden sonra
çiçek açmayı unutmuş.
Bir gün,
o yabancı ellerini uzatsan,
belki yeniden barışır kokular.
Belki bütün çiçekler
sessizce bir bukete dönüşür de
söyleyemediklerimi anlatırlar sana.
Itrî…
Mayhoş…
Ebruli…
"Yine hayal dünyasındasın." dersin belki.
Değilim ey can…
Hayalimi sende bıraktım.
Hayat ise
zaten hiç uğramadı bana.
Bundandır yenilmelerim.
Bundandır kendime bile yabancı oluşum.
Gözlerimde sıcak yaşlar var.
Hiç kurutmadım.
Ellerim hâlâ soğuk.
Başka ellerde ısınmayı hiç öğrenmedi.
"Herkes gibi geçer." demiştin.
Geçmedi.
Geçmeyecek bir hâl aldı içimde.
Meğer tanıdık bütün sabahlar
senden ibaretmiş.
O yüzden
bu sabahlar bana yabancı.
Bir ben mi sevmiştim?
Bir ben mi
her şeyi senden bilmiştim?
Merhaba sevdalı yüreğim…
Kök salmış bu aşkın gölgesinde
yine yirmi dört saati gömdük seninle.
Sen,
zamanla unuturum sandın.
Oysa
zamansız gelen bahara aldandın.
Şimdi,
hazin bir ayrılığın ardından
kurutuyorsun içimdeki gonca güllerini.
Oysaki mevsim
çoktan seni yazmıştı.
Sen,
bir Eylül şiiriydin.
Ey sol yanımda esen rüzgâr…
Şimdi saçlarıma güneşi döksen bile
kapanmaz içimdeki bu yara.
Gönlümün ilkbaharı,
papatyam…
Bütün dünyam
senin hatırına nefes alıyordu.
Şimdi
gözlerime yeniden gül bahçeleri sersen ne olur?
Yârimin inci tanesi bakışları yokken
bırak da gözyaşlarımla ıslanayım.
Bırak da
yorgun yüreğimi
kendi ellerimle sarayım.
Bu gece yine
hüzünlü sokaklara misafirim.
Yalnızlığımı anlamış gibi
diz dize durmuştu kaldırımlar.
Hayalinle yürüdüğüm her sokakta
aldığım nefes ,içime sığmıyor.
İçimde
bir damla umut bile kalmamışken
diyemem ki
boşuna yağıyordu yağmurlar.
Çünkü
gül teninde kavuşmanın
imkânsızlığı vardı.
Ve inan…
Şu ömürde
sensizlik kolay geçmiyor.
Şimdi söyle…
Bu yüreği hangi mevsime yazayım?
Sözlerim hangi kalpte
nağmeye dönüşsün?
Ben hâlâ
aşkının ellerindeyim.
bir masum Papatyanın dilindeyim.
Ne kalmaya gücüm var,
ne beklemeye.
Kabullendim.
Pes ettim.
Kırıldım…
En çok da
gözlerine bakamadığım her ana kırıldım.
Sen bensiz gitmeyi seçtin.
Ben ise
sensiz gelmeyen yarınlara yenildim.
Ve eğer ki bir gün
bir ilan verilecekse bu dünyaya,
Adı sen olmayacak.
Çünkü ben ,sana değil,
**aşka yenildim.**
**Rengin adar kadar derin,
sevgin kadar sonsuz bir hatırayla…
sevgiyle anıyoruz.**
Kayıt Tarihi : 8.07.2026 10:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
rengin adar dan şiir ve yorum eklendi.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!