Daha doğduğumda
kucağıma verilen bebeğedir terennümlerim .
Süt tozundan yüzüne bakıyorum .
Ne şefkatli bir anneymişim, İyi ki doğmuşum.
Kendimle beraber büyüttüklerim,
Beyaz tülbentten kıyafetlerimle emekliyormuşum.
Dünya bana ikircikli bir hayatı hoş gördü.
Emeklemeyi ve de emzirmeyi
Kendimi...
Ah, kokusu kurak burnumda yaşarmış ,
Beni ,bana teslim eden girdaplı nehir;
Bir eril, bir dişil; Bir sahil bir de karmaşa
Hediyendir varoluşuma.
Zincirlenmişim ben bana,
İçimizden birimiz geridedir hep , ayakları aksakça.
Haline tamah ettiğim şeydir bu ,bunca zaman.
"""Ne ola ki ,yine ,yeniden ,her şeye rağmen
Bir uçakla ve de bir gemi ile değil,
Tam dört kez turlamışım ben bu dünyayı:
Sarmaşıklara ,karahindibalara ,kardelenlere,
Okaliptüslere ."""
Peki ya , neyeydi tavafım ?
Oysaki geride kalan dinlenilmeliymiş
Beklemeliymişim
Sürünmekten yüzü gözü yırtılmış
Aksak ayaklı, kırgın tabiatımı.
Karıncaları ,ağaçları serçeleri öpmeliymişim.
Sarılıp kucaklayarak
yeniden doğmalıymışım ilk günki gibi
.
Kayıt Tarihi : 3.6.2021 17:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!