Bin dokuz yüz elli yedi'ye girdik, yine yalnız, garip, kimsesiz
Boynum bükük, kalbim mahsun ve sessiz
Gözümden yaş akmıyor, fakat, ruhum ağlıyor
Görünmez bir ateş içimi yakıyor, dağlıyor.
Bakıyorum herşeyden bihaber, Serpil'im uyuyor
Seyrederken onu, içim sonsuz bir zevk duyuyor
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman



