Geçmiş fırtınalarda iskeleye bağlı ipleri kopmuş bir küçük sarı sandal, dikmiş burnunu açığa doğru, giderek kayboluyor gözden dalgalana-dalgalana…
Ama yeni doğan güneş bir kocaman gemi yanaştırıyor limana…
Geçmiş fırtınalarda bütün taze dalları kırılmış bir yalnız ağaç, keskin baltadan saklandığı arka bahçede, sararmadan döküyor yapraklarını ağlaya-ağlaya….
Ama yeni doğan güneş ışık ve yaşam oluyor bir koca ormana…
Yani ne iskelemiz boş kalır ne de arka bahçemiz…
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta