uyduruktan bir dünyanın asma katından
kırmızı balonlar uçuruyorum sana İsmail
kanatlarımda gümüşten sırça gagalı leylekler
sana çoraplarımın çizgili ucundan fantastik
senaryolar uyduruyorum
hazır mısın
o lâlâlâ lâ
hayata dair sana dair
esmer tenin genlerime oya oya mısra mısra işlenmiş
kıvırcık saçlarından kurduğum pırıltılı dünyanın
gün savruğu hoyrat salıncakların
içinden sarmaş dolaş
kucak kucağa
geçiyoruz
o lâlâlâ lâ
seni bu bulanık çağdan arındırıyorum
sen oyunu ve zamanı değiştiren bir yağmur damlasısın
berrak ve aydınlık ışığı içinde hapseden gösterişli turnasın
esmer kuşum kayıp hazinem çok yalnızım
tut elimi çıktığımız merdivenleri
koşa koşa inelim
kirpiklerim sarı sarı mısır püskülü güneşe isyan
saçlarım karanlık masallar çalısı uçuk zurna
sen akşamın mor kızıllığının badem şekeri
ben sabahın serinliği ayaz su damlası
üşüyor musun
o lâlâlâ lâ
istersen
dünyanın farklı boyutlarını deneyimleyip
rüzgâr arası bulutların içinden çırılçıplak geçeriz
eksilen yerlerimizi yamalayarak teğelleyip
yaralarımızı iyileştiririz
ah! gel sarılalım hasretle
aklımda senin ah! o tutkulu kaçamak bakışların
yüzümüzden kalabalığı sıyıran muzip
ah! o kelebek gülüşler
mutlu musun
mutluyum
o lâlâlâ lâ
biliyor musun
kimse senin gibi sevemez
kimse senin kadar güzel gülemez
aslında birbirimizden hiç ayrılmadık
zamanın bizi aldatan karanlık bir oyunu bu
ama biz inanmadık ki
uykuya yatırdık geçen yılları turşusunu kurduk
vakti gelince uyandıracağız
biz neredeysek
orada çamların arasından yine gülerek doğacak güneş
hadi şarkımızı söyleyelim
o lâlâlâ lâ
o lâlâlâ lâ
1210202513:23
Kayıt Tarihi : 25.05.2026 19:53:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!