YEMEK ŞİİRLERİ

YEMEK ŞİİRLERİ

Sinan Karakaş

Müslüman ölmekten korkmaz
Ölüm Hakka vuslat demek
Aklına rüşveti sokmaz
Mümkün değil haram yemek
..

Devamını Oku
Servet Saygınoğlu

Yemek değil, biber küpünü getirin.
Bende bu acı varken, yanmaz dilim.
Allah görüyor, bundan kuşkum yok.
Ama kederden eriyorum milim milim.
..

Devamını Oku
Sinan Karakaş

Yedisidir Ramazanın
Tövbesi gerek azanın
İçinde yemek pişmeli
Tencerenin ve kazanın
..

Devamını Oku
Cuma Yüksel

ailenle oturacaksın, yemek yiyeceksin, muhabbet falan edeceksin. sonra hep beraber atılan kahkahalar, arkadaşlarla gezilen yeni yerler, sıcacık gülüşmeler, dertleşmeler derken bir an durup düşüneceksin. nereye gidersen git, hangi ortamda kimle bulunursan bul, ne yaparsan yap o müthiş yaran asla kabuk tutmayacak!

anlayacaksın çünkü..
bazı yaralar hatırlanınca tüm uzaklıkları kan tutar...
..

Devamını Oku
Habib Karasakallı

Yurdunu aydınlatan ışığa kurşun sıkar
Yemek yediği kaba, kaşığa kurşun sıkar
Dört bir yanı düşmanken düşmanına sıkmaz da
Öz yurdunda, yurduna aşığa kurşun sıkar...
..

Devamını Oku
Sezai Güler

Hayata doğduğunda zaten yazılmıştır insanın açlığı, iştahı kader
Ve yüce aşçı aş eder, bahşeder bazen de yemek istemezsin emreder
Hayata doyduğunda son bulur açlığı ve tuzu neşedir aşın biberi keder...

21.4.2017
..

Devamını Oku
Yusuf Tuna

Ne tuhaf değil mi yoksul yemek bulmak için,
Metrelerce dolaşıp yürümek zorunda kalır.
Zenginler ise yediği yemeği sindirmek için,
Metrelerce dolaşıp erimek zorunda kalır.
..

Devamını Oku
İkram Gökhan Akcebe

Çocuklar baba koltuk takımı diyor
Hanım, olmaz yemek odası takımı
Bozdular durup dururken rahatımı,
Sonunda tutturdular bana Milli Takımı.
..

Devamını Oku
Oktay Avcu

Bugünde acıkmadım
Karnımda yemek yok
Beynimde grev var
Tok olmalıyım
..

Devamını Oku
Sinan Karakaş

Urfa'da yemek demek,
Göze de hitap etmek,
Yemekten öte sanat,
Verilen bütün emek.
..

Devamını Oku
Sinan Karakaş

Tehdit etmek de haram,
Rüşvet yemek de haram,
Mümin olanlar yerse,
Derman bulamaz yaram.
..

Devamını Oku
Oktay Avcu

Daha çok yemek ayır bana karıcığım
Cezaevinde usandım
Usandım bir tabağa sığmayan yemeği
Yarım ekmekle paylaşmaktan
..

Devamını Oku
Nurettin Sevim

Arkasından üç oldu.
Belki biraz güç oldu.
Ama artık alıştık.
Oruç yemek suç oldu.
..

Devamını Oku
Yusuf Tuna

Az ye yedikten sonra istirahat et,
Dört beş saat daha yemek yeme.
Bir müddet dinlen su iç spora git,
Yemekten sonra hemen yürüme.
..

Devamını Oku
Yusuf Tuna

Yapılan kötülük yüzü sarartır,
Onunla beraber ahrete gider.
Haram yemek kalbi karartır,
Müslüman insanı hasta eder.
..

Devamını Oku
Ahmet Kemal

O KADINLAR VE BİZ ZAVALLI ERKEKLER
Bir batılı yazar der ki:’ bu kadınlar bizi nasıl da burnumuzdan tutup yakalıyor ve peşleri sıra sürüklüyorlar’. İşte o gün bugündür bu sözü düşünür, dururum. Bu sözü ünlü yazara söyleten o günkü toplum ve insan yapısı hiç mi hiç değişmemiş.
Geçmişte kadının ezildiği yıllardır her ortamda, herkes tarafından söylendi durdu. Hala kadınlara yaranmak isteyen bazı sözüm ona erkekler aynı popülist yaklaşım, hatta feminizmin yoğun baskısı altında ikide bir medyada görünüp, erkeklerin kadınları ezdiğinden dem vururlar. Bazı yöreler için –doğu kentleri ve tarıma dayalı geçim sürdüren yerlerde hala öyledir belki de- ama bugün ülkenin sanayileşmiş toplum yapısı kadınların feminizmin de etkisiyle tüm haklarını ellerine aldıkları gibi, daha da ileri giderek erkekleri köleleştirmeye, hatta efemineleştirmeye doğru gitmişler, bu alanda oldukça da fazla yol kat etmişlerdir.
Özellikle çalışmayan ev kadınların bu alanda alabildiğine hızlı gittiklerini çalışan kadınları bile geçtiklerini görmekteyiz. Bu kadınların gündelik hayatlarına bir bakalım. Koca çalışır, kazanır evin ihtiyaçlarını çarşıdan pazardan bin bir güçlükle taşırken, kadın öğleye kadar yatmakta, sabahları kocasına bir kahvaltı bile hazırlamaya erinmekte, eğer hazırlıyorsa suratını alabildiğine asmakta, adamı kahvaltı yaptığına, yapacağına bin bir pişman etmektedir. Ayrıca kocasına sabah sabah ettiği dır dır da cabası olmakta, kahvaltıyı adama zehir etmektedir.
Koca gittikten sonra sıcak yatağına gömülmekte- bazısı daha koca gitmeden uyumaya kaldığı yerden devam etmekte- öğleye doğru ancak kalkmakta, televizyonunu açmakta, o kanal senin, bu kanal benim, o dizi senin bu dizi benim akşamı etmektedir. Bir yandan dizi bir yandan yemek programları- bir kısmını hiçbir zaman yapmayacağı yemekleri- izlemekte, öbür yandan da mutfakta yemeğini yakmakta yahut ta haşlayarak, tatsız, tuzsuz bir yemek hazırlamakta, akşama yorgun gelene kocaya, git yemeklerin mutfakta hazır kur da ye demekte, kendisi televizyon karşısında akşam dizilerini izlemektedir.
Bir de özel gezilere çıkmakta, bu gün orda, yarın başka yerde gününü gün etmekte, gitmişken ekstra alışverişler yapmakta, oralarda gördüğü şeyler içi kocasına kapris yapmakta, gece olunca da yorgun um deyip kadınlık görevini yapmamak için bin bir mazeret üretmektedir. YA BAŞI AĞIRIR, YA YORGUN OLUR, YA İSTEKSİZ, YA HAVA SOĞUKTUR, YA VAKİT YOKTUR, YA UYKUSU ÇOKTUR. Velhasıl kadın soğuk biri olmuş çıkmıştır. Ya eskiden de öyledir de adamın bin bir rica ve yalvarmalarına karşın zoraki razı olmakta, ertesi gün kocası termal kameralarla izlemeye almakta, bir sonraki ilişkiyi sonraki aybaşı temizliğine aktarmaktadır.
Bir de üstüne kocalarının kendilerine sadık olmalarını beklemekte, lüzumsuz kıskançlık krizlerine girmekte, adamı tehdit etmekte, yapacağı yoksa bile eşeğin aklına karpuz kabuğu kaçırmaktadır.
..

Devamını Oku
Adem İmdat Kesici

İnsanlara hava atmak,
Yazmaz benim kitabımda!
Menfaate adam satmak,
Yazmaz benim kitabımda!

Yetimin hakkını yemek,
Gıybet etmek, yalan demek,
..

Devamını Oku
Mehmet Tevfik Temiztürk

Ekranı açtığımda kanalım karşımdaydı,
Saniyelik bir espri dikkatimi topladı…

Baktım ki tanıdık ses cennet mahallesinden,
Alişan ve Çağla Hanım düşmez ezberimizden…

Her şeyiyle dâhildi, sevdiğimiz bu program,
..

Devamını Oku
Ahmet Kemal

GAZZE’DE İNSANLIK ÖLDÜ


Ne Tanrı öldü ne Gazze’liler; Gazze’de insanlık öldü. Ne insanlık kaldı, ne insani değerler. Birleşmiş Milletlerin ‘İnsan hakları bildirgesi’ de kadük oldu. Yok böyle bir şey. Hepsi bir safsata, hepsi bir aldatmacadan ibaret. Bu gerçek apaçık ortaya çıktı.
İnsanlığın suratına vurmalı artık bu apaçık gerçeği. İnsanları kandıran, aldatan bu zalimlerin suratına çarpmalı o bir kötü yalandan ibaret olan İnsan hakları yutturmacasını. Yuh olsun yüzyıllardır insanları aldatıp duran ikiyüzlü zalimlere. Yuh olsun hem zulüm yapıp, hem de timsah gözyaşı dökenlere. Artık inanmıyoruz sizin cafcaflı yalanlarınıza. Kanmıyoruz, kanmayacağız timsah gözyaşlarınıza.
İnanmayacağız Gazze’de bunca çocuk, kadın katledilirken; hastaneler, okullar, bombalanırken ses çıkarmayan sahtekar, iki yüzlü, aramızda yalancı maskelerle dolaşan katillere, canavarlara. İnanmayacağız süslü, cafcaflı medeniyet yalanlarına. İnanmayacağız hümanist aldatmacalara.
Yazıklar olsun ey dünya, yazıklar olsun ey insanlık, yazıklar olsun ey biraz kaldıysa ey insanlık vicdanı. Yuh olsun size. Bombalanan siviller acı içinde kıvranırken hala yemek yiyebiliyor, içki içebiliyor, kahkahalar atabiliyorsanız utanın insanlığınızdan. Yazıklar olsun sizi doğuran annelere, sizin dünyaya gelmenize sebep olan babalara. Sizin yerinize bir taş doğursa, bir böcek doğursa, bir yılan doğursalardı keşke.
..

Devamını Oku
Mehmet Tevfik Temiztürk

Şehirlerde büyüdüm onlar gerçek fakirdi,
Kapıya gelirlerdi babam yemek verirdi…

Sen kimsin, nesin, derdik anlatırdı fikrini,
Duygular samimiydi söylerdi sebebini…

Yemek yer, çay içerler doyunca kalkarlardı,
..

Devamını Oku