Yaz Saati – Kış Saati
Sen benim huzur bulduğum,
Geçen saatlerimdeki anlam...
Giden yılların toplamı sensin.
Ben ise zamanın içinde,
Sana yetişemeyen bir an gibi.
Sen yaz saati...
Güneşi geç batıran,
Gülüşünle akşamları bile ısıtan.
Ben kış saatiyim;
Erken kararan bir gökyüzü,
Soğuğu içime çöken.
Seninle zaman hafifti,
Saatler kuş gibi uçardı.
Bir bakışınla,
Bir ömür sığardı bir tek dakikaya.
Ama sensiz...
Zaman ağır bir kapı gibi,
Her an içime kapanıyor.
Her tik tak,
Kalbimde bir boşluk bırakıyor.
Şimdi düşünüyorum da;
Belki de biz, aynı saatin içinde değildik hiç.
Sen hep güneşe yakın,
Ben geceye biraz daha.
Sen yaz saati olarak kaldın bende;
Sıcak bir hatıra,
Gözlerimi kapattığımda içimi ısıtan tek mevsim.
Ben kış saati olarak kaldım sende belki...
Erken biten günler gibi,
Sessizce unutulan.
Ama bil...
Zaman neyi değiştirirse değiştirsin,
Bir kalbin içinde bir insanın yeri değişmez.
Çünkü bazı insanlar,
Saatlerle ölçülmez.
Bazıları,
Bir ömrün tamamı olur.
Ve ben...
Her geçen yılda, aynı yerden başlıyorum sana.
Takvim değişiyor,
Mevsimler geçiyor,
Şehirler bile başka oluyor belki.
Ama içimde değişmeyen tek saat var:
Senin adının çaldığı.
Belki sen çoktan başka sabahlara uyandın,
Başka akşamları sevdin.
Ama ben hâlâ senin bıraktığın o dakikada,
Yaşamayı öğreniyorum.
Çünkü bazı ayrılıklar zamanla geçmez...
Sadece insan, onlarla yaşamayı öğrenir.
Kayıt Tarihi : 13.3.2026 10:24:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!