//...Yaşıyorum diyebilirim hala...//
Gidişin soldursa da pembe gülleri
Gönül bahçemde kokusunu saklıyor.
Süzülür gözümden hüzünlü yaşlar
Ellerim, 'ayrılık şeytanını' taşlıyor.
Seninle gezdiğim yollar tükenmiş
Bir millet düşünün ki, tarihi sonsuz.
Savaşlar kazanıldı kılınçsız-korsuz.
Bizans'ı-Roma'sı gezerken donsuz!
Halkına yardımı esirgemezdi.
Ermeni-Rum demedi bastına bağrına..
SUS...
Sakın bana neden beni terkettiğini açıklamaya kalkma..
Gideceksen,durma git..
Ama sus ve sakın konuşmaya çalışma..
Ben gidiyorum,hoşçakal,elveda,
Ya da ne bileyim,kendine iyi bak felan de..
Elimde kalem,
Beynimde yazacağım anılar
Yüreğimde hasret.
Özlüyorum çocukluğumun
Masum müsveddesini...
Ey, nazlı Şehir!
Kaç yüzyıl dayandın ecdadıma, vermedin güzelliğinden bir damla
Âşıktı Hz. Eyüp sana, âşıktı Sultan Fatih iki güzel yakana
Gelmedik biz meşhur Bizans oyununa
Tophanede su olduk aktık billur Haliç'e
Kırdık boğazına gerilen kahpe zincirlerini
Şikayet etmedim hiç, onsuz olmaktan.
Sevdim, çekinmedim hiç kalbi yormaktan.
Razıyım, seyredeyim onu uzaktan.
Korkarım, hiç içmeden sarhoş olmaktan..
İstemem, çekmesin hiç sevdiğim, ahı..
Bir aşkım olsa benim, iki oda bir salon,
Mutfağında sevdamın, öyküsünü pişirsem.
Balkonunda demlenip, sevdamın ateşiyle,
Kuzinede duygunun, ekmeğini pişirsem.
Götür beni de sevgili
Yanında kul diye tanıt
İstersen sat üç kuruşa
Dilersen aşk ile damıt...
Sakla mührümü kalbinde
Mekke'de doğmuştun cahil devrinde
Çamurdan putlara tapılıyordu
Dört kişi koşulsuz işte emrinde
İslam'ın ateşi yakılıyordu...
Binyıllık ateşi söndüren nurdun
Gözden uzak ol ama gönülden olma.
Sevip de ağlayana halini sorma!
Gül, eğlen, neşelen kalbini yorma.
Sevmeyi bilmeyenin yanında kalma.
Gülü seven katlanır, dikeni çoktur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!