Defalarca söz verdik biliyorsun
Bahar akşamlarından kaçıp
Uzanıp gözlerinin mavi gecesine,
Yıldızları yan yana izledikçe kör olacaktık…
Olduk olmasına ancak,
Giydirip vuslata kefenini
Kaç gün oldu
Tesadüfen
Bir şarkıda buldum
Hayata asılı kalabilmeyi..
Ve sanki;
“Aşk” akşamüzeri renginde bir gelinlik gibidir…
Gölgesi uzar gider duvak misali.
Sen sabaha ermek istersin belki ama
“Aşk” sarıp sarmalamak ister geceyi…
Biliyorum çok oldu
Taç yapraklarımı dökeli,
Elimde değil
Yeşermiyor yeni sevdalar
Israrla
Köklerim sana mülteci…
Gözyaşım sığken
Çekip kurtarırdım seni
O dalıp dalıp gittiğin uçurum bakışlardan…
Şimdi öyle diplerdesin ki!
Sonunda öğrendim!
Sana uzanmak için meğer
Bir ebru kitresine
Katmak gerekiyormuş
Tüm olasılıkları…
Sivri uçlu iğnemsi şeyi
Zemheriden çıktım
İnce belli çay bardağı gibi
Dayanıksızım
Delip geçsin gözlerindeki o
Lüzumu kalmadı
Cinayete soyunmanın.
Çek elini gırtlağımdan
gölgemle biz yolcuyuz.
Ki yeminimiz var
bir daha senin vatanına
Yolun çıkmazı bu sanırım…
Bundan sonrası yok
Yollar toz duman
Hangi silik fener
Son gücüyle yeniden
Parlar! !
Kâküllü yüzümden aşağıya
Uluorta bağırıyor ve süzülüyorlar
Eli silahlı gözyaşlarım…
Tam da şurada birikenlerle beraber
Tıpkı bir yağmur damlasının
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!