Bugünkü yaşanamamışlık
Nedeni olacak
Kara bir leke misali pişmanlığının.
Ve sendeki derin acı,
Birkaç ölü zaman sonra
Salamura olacak yüreğinin kuytusunda.
Yüceltti ruhumuzu dünyanın nezdinde
Oynadığımız oyunlar birer rütbe gibi
Misal, ip atlamak sağladı belki de
Hayata takılıp düşmemeyi…
Sanki bir meziyetmiş gibi överler
Kokusu paslı, soğuk bir kurşun gibi dayanıyor öfkem burnuma!
Yokluğundan mayalanan kırgınlık
Ve üremeyen şiirlerin gebeliği
Boncuk boncuk çoğalıp,doğup, dökülüyor koynuma!
Biraz anlamaya çalışsan,
Bunlar fazla geliyor daralan ruhuma!
-Yoruldum
-Ama…
-Biraz düşünelim istersen
-Sen bilirsin…
Herkes kendi köşesinde
Kendi diyarımdan sürüldüm sürüleli
Gözlerine çizildi sınırı memleketimin…
Bazen karanlık bir gurbet dolar odama
Anlarım ki uykuya dalmış avare gözlerin…
Gece sabaha varmadan,
Şımarık bir çocuk gibi
Hırpalıyorum sevdiğim şeyleri
Gözüm dönüyor
Biri dokununca
Ve
Kokun başka renklere karışınca
Ben onu avazıma gömdüm
Bu sessizlik ondan
Tüm tantana orada kopuyor
Ve kalbimdeki
Derin göçükler bundan…
Gelemeyen yaz,
Bitemeyen kış,
Ve baharın bulutlar ardındaki hüznü…
Öylesine koyu ki dünyanın rengi
Sevgilinin külleri gibi,
Çöküyor üzerime gri bir gökyüzü…
Temmuzun bitimine dört kala
Bu cihana peyda olmuş canım
Zor olacak bu göç biliyorum
Zira sana değin süreceği
Meçhuldü bu yolculuğun…
Aniden değildi elbet
Bir ömür ağırlığında tükendi zaman
Hangi diliminde kaldık bu devranın
Bilinmez…
Günleri bir oya gibi işledim birbirine…
Bu yüzden belki de,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!