Kanatlı atların nesli tükendi oğlum...
onlar birer hayaldi ve uçuşurlardı...
gittiler masallardan bile...
Gem vuruldu hayallere,
çocukların atlarını vurdular önce,
çok uluslu masal ülkeleri dağılınca...
Merhaba gün…
Merhaba günün anası güneş…
Bugün parlak doğmuşsun
Bulutlara yetmiş, bu sabah gücün…
Ama üşümüş senin de ellerin
Belli ki mutlu değilsin;
Hüznümden çiçek açtım
Kasımı’ın ortasıydı…
Hava biraz hüzünlü
Yağdı yağacak gözleri…
Boynunu bükmüştü çiçek, düştü düşecek…
Siyah-beyaz olmaz kurtuluşumun belgeseli
Toprağı kırmızıya boyalıdır karış karış ülkemin
Fonda Mustafa Kemal’in mavi gözleri…
Başkumandanım…
Başöğretmenim…
bir çığlık duydum geceden
sızısı geldi önce inceden
günler-geceler önceden
ortalık kan-revan…
Annesini aradı gözleri kadının
En iyi o anlar halinden
Aceleye gelmez şiir meselesi
Bir süzgecin olacak önce
Süzeceksin…
İyi kötüden ayrılacak, güzel çirkinden…
Keder ince tanelidir
SESSİZ ŞİİRLER
Kendimi dinledim birden,
Bir yabancının sesinden
Sabahtı,
Uyku mahmuruydu sözcükler…
Bendim o…
aşık olmak güzel şey dedim bu sabah
evdeki tüylü kıza
miyavlamaya bile değer bulmadı anlattıklarımı
dinlerken kesmedi bile mırıltıyı
anlamsız ve zamansız bulmuş sözlerimi
baktı yüzüme;
Hani iyi gelmiştik ya
Sen bana
Ben sana...
Hoş gelmiştim ya sana
Hani ben de hoş bulmuştum seni …
bir gün bir yangın olur
bilmezsin ki sebebi sensin...
gecenin koynunda
sığınmacı bir kadın içmiştir
aklında keder
yüreğinde dört işlem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!