Gerçek
Gerçek mi istiyorsun ? işte al sana gerçek !
Suratıma çarpıldı verdiğim onca emek
İyi olan ne varsa mahkûm mu olmalı hep?
Özveri, minnettarlık...hepsi boş lafmış demek
Gidişin kalbime bir hançer gibi
Hergün azar azar saplanır durur
Sensizlik acısı katmerlenir de
İçtiğim zamana zehir doldurur
Ne olurdu sanki burda kalsaydın
Son Perdesi Gözlerimde Gecenin
Henüz izi tazeyken duyduğum son hecenin
Son perdesi kapanır gözlerimde gecenin
Gittikçe derinleşir siyahlık dalga dalga
Kucağına düşerim cevapsız bilmecenin
En büyük hayâlindi savrulmak rüzgârlarla
Kaderin çok sıradan,sıradışısın oysa
Dışta her şey sütliman,içinde hep karmaşa
Sanırım sınırların dar geliyor rûhuna
Ardında bir tarih var,yarının ise meçhûl
Hep kapalı,kilitli
Kapıları zorladım
Ürün vermez,kıraçlaçmış
Toprakları işledim
Kafdağı’nın ardındaki
Hayal şehri düşledim
Belki bu bir muammâ,sığmayan tahayyüle
Sensiz olan her yerde, hep seni göreceğim
Mahkûmken yokluğuna ve bunu bile bile
Aynadaki yüzüme, ben nasıl güleceğim?
Mazinin izlerine takılmasa yüreğim
Hürriyet
Daldım Ege'nin buharla yıkanmış gökyüzüne
Yaprakların gölgeleri dökülürken yüzüme
Yaz öğleleri...hep böyle sıcak ve nemlidir
Burada yaşadığımız sevinçler bile elemlidir
Ihlamur Kokulu Tramvay İstasyonu
Bugün size iyi şeyler
Söylemek isterdim
Her sabah yeni bir şevkle bindiğiniz tramvay
Artık Gaziosmanpaşa’ya değil
İstanbul
İstanbul vazgeçilmezlerle örülmüş şehir
Gizli ,aşikar güzellikler verilmiş şehir
Etrafında denizler sana el pençe divan
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!