"Yaşayan Şehit Talha bin Ubeydullah"
Uhud’un sinesinde bir fırtına koptu o gün,
Oklar yağmur gibiydi, her taraf karanlık ve hüzün.
Resul’ün önünde bir kale, sarsılmaz bir dağ,
Talha’nın göğsü siper, kesildi sanki o an zaman ve çağ.
Kılıçlar indi kalktı, parmaklar düştü toprağa,
Ama o asla bakmadı arkasındaki o kara dağa.
Yetmiş yara aldı da, bir kez bile "ah" demedi,
Cennet kapılarını o gün kendi elleriyle diledi.
Ey Talha! Yaşayan şehit, sadakatin asil sesi,
Uhud’un kahramanı, ümmetin en kutlu nefesi.
"Yeryüzünde yürüyen bir şehit görmek isteyen,"
Sana baksın dedi Nebi, ey ölümü hiçe sayan er!
Cömertliğin derya, cesaretin bir umman,
Seninle gurur duyar her çağda bu koca cihan.
Malını saçtı her yana, darda kalana el oldu,
Gönlü sadece Allah ve Resul aşkıyla doldu.
"Talhatü'l-Hayr" dediler, hayrın parlayan yüzü,
Hakikatten ayrılmadı hiçbir zaman özü.
Sözünde duranların, ahde vefa kılanların eri,
İslam’ın şanlı safında, her zaman en ileri.
Bir elinde kılıcı, bir elinde infak sancağı,
O, her mazlumun sığındığı o sıcak baba kucağı.
Kanıyla imza atan, canıyla rükû eden kahraman!
Cennetin başköşesinde seni bekliyor her an.
Uhud’un kartalı, sadakatin o eşsiz kalesi,
Rabbine kavuştuğun gün dindi kalbinin nalesi.
Ey Talha! Yaşayan şehit, sadakatin asil sesi,
Uhud’un kahramanı, ümmetin en kutlu nefesi.
"Yeryüzünde yürüyen bir şehit görmek isteyen,"
Sana baksın dedi Nebi, ey ölümü hiçe sayan er!
Bize bıraktığın miras, sarsılmaz bir imandır,
Senin adın her dilde, sonsuz bir şereftir, şandır.
Talha bin Ubeydullah... Cennetin müjdesi...
Radıyallahu anh...
Kayıt Tarihi : 11.04.2026 12:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!