boylu boyunca serilmiş
altın sarısı eriklerini emziriyordu / hala
öperek yapraklarını / uzandım bir yılan gibi
kökü hala toprağın yüreğindeydi
tufandı onu yere seren / usulca fısıldadı
eriklerini yemeye durdum
bir başka tad idi içime akan
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim



