Kandırma kendini kalbim,
Olmadı, olmayacak bir seven.
Belli ki yalnızlık senin kaderin;
Boşuna bekleme yok gelen.
Kandırma kendini kalbim,
Aleme mutluluk, bana Allah kerim;
Ben böyle dünyaya isyan ederim.
Hep hüzün müydü benim ederim?
Birazcık sevgiyi çok gördün bana.
Boşuna mı geldim ben bu dünyaya?
Hüzün çivi gibi saplandı kalbime,
Bu akşam yıkıldım, düştüm yere,
Kalkmaya çalıştım ama nafile;
Tutunacak bir yar bulamadım.
Umutlar beni hep sarhoş etmiş,
Dönmez giden gün geri,
Ama seni gördüğüm günden beri;
Hep aynı zamandayım,
Gözlerinde kaldığım andayım.
Dönmez giden gün geri,
Çok yürüdüm bu yollarda, kunduralar eskittim,
Hiç boşuna kendini yorma; okey attım, ben bittim.
Şimdi yan çıra gibi, sigaramı yakayım;
Sen yanarken ben karşıdan, keyifle bakayım.
Akılları çok aradım,
Aradım bulamadım,
Şu koskoca alemde,
Gamsız deli göremedim.
Deli delisiz kalmaz,
Gül dostum,
Eğlen dostum,
Gül dalında,
Gül dostum.
Yaşadığımız bir düş,
Aman deyin geçiyorum,
Kuş olmuşum uçuyorum.
Elimde kadeh;
Tüm aşklara içiyorum.
Sevenlerin hürmetine,
Görürsen aşkı,
Kaç, kaç, çabuk kaç, hemen kaç!
Aklında olmasın kuşku,
Bir mutlu güne olursun muhtaç;
Kaç, kaç, çabuk kaç, hemen kaç!
Uzaktan uzağa görmeden seni,
Kaçamak yaşadım fayda etmedi,
Sonunda başardın, ağlattın beni;
Buna dayanmaya gücüm yetmedi.
Taştan mı yapılmış benim bu kalbim?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!