Ömrümden nice mevsimler gelip geçerken
Baharımda goncalar açmadan solarken
Hazan rüzgarları esip dallarımı kırarken
Viran bağımda açan gülüm sen misin?
Aldım payımı bu dünyanın kahrı çilesinden
Hani yıllar geçse de hiç gitmeyecektin
Gönül borcunu tastamam ödeyecektin
En güzel yıllarımı benden çalıp gittin
Bana sensiz yaşamayı sen öğrettin.
Tanrı bilir alacağım vardı senden
Beni sen saldın bu amansız derde
Acı zehirleri sen koydun yüreğime
Dön diyorsun şimdi, eski günlerine
Nasıl dönülür bilmem, sen söyle
Aman dilemem senden bilirsin beni
Baharı müjdeleyen cemreler gibi
Yüreğime düştüğünde filizlenmişti
Gözyaşlarımızdan beslenip
Acı başaklar veren sevdamız.
Gözlerin gözlerime değdiğinde
Yine geldi o mevsim
Almış yaprakları eteklerine
Ha döktü ha dökecek yerlere
Sarısı, kızılı, yeşili ne varsa
Doldurmuş hepsini aynı kefeye
Ah! Son bahar
Nasıl da kandırdın bizi son bahar
Sapsarı saçlarınla, yeşil gözlerinle
Güzellik saçılırken o sinsi bakışından
Aklımı aldın yine bu sevdalı başımdan
Tam sana bağlanmışken derinden
Yapraklar sıra sıra kopuyor yerinden
Geçti mi aylar? Ne çabuk geldin yine
Gazel ettin gönlümü döktün yerlere
Ne söylesem sana, sözlerim nafile
Aldanmam güzelliğine, yalansın sonbahar.
Bu dağlar duman olur, kar olur
Neredesin bilmem, kaç yıl oldu ayrılalı?
Tükettin ömrümü, bıraktım seni aramayı.
Yıkıp tarumar ettin gönül sarayımı
Ben senin aşkının viranelerine sürüldüm.
Sana gelmek için geceleri gecelere eklerken
Bu sabah sokaktan geçerken
Biraz mahzun, üzgün gibiydin
Yanakların al al olmuştu
Birilerine çok kızgın gibiydin
Pamuk ellerin kızarmıştı soğuktan
Üstelik şapkanı da takmamıştın
Bir Martının çığlığı yankılanıyor semada
Yol alırken, güvertesinde durduğum gemi
Çok zaman olmuş ayrılalı son limandan
Bilmem el sallayanım oldu mu hiç arkamdan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!