Yoksulluğun önünde,oturup yere çökmüş,
Yalvarıyordu yarap,sana yalvarıyordu!
Dayanacak gücü yok,yok ki,o boyun bükmüş.
Feryadında bir çıkış kapısı arıyordu!
Dürüstlük özünle yüzün akıdır,
Kendi emin doğru yolu bulana,
İçinde ne mücevherat saklıdır,
Doğruluk yolundan biçip alana..
Bahar kokusu çek içine çocuk.
Mor sümbül bağlardan açacak gibi
Açar yazla yeşil dallar tomurcuk,
Beyaz papatyalar çıkacak gibi
Koş kıra, uçurtma yap sal havaya,
Hayaline daldım gözlerim doldu
Bekleme yolumu bekleme anam
Tecellim şu zalim gurbetlik oldu
Bekleme yolumu bekleme anam
Özünü kaptırmış, yalan dolana...
İnsanı insandan ayıramadım!
Aslını saptırmış, malum olana...
Ben bu insanları anlayamadım!
Beyaz gelinliğin uğurlu olsun.
Ak göksünde çiçek açanda
bacım!
Yüzünde mutluluk gönlüne dolsun.
Erini bulupta seçende bacım!
Şu koca dağları bir bilebilsen
Göğsünde kuş koynunda kurdu besler
Efkârı üstünde bir görebilsen
Zinciri paslanmış köleye benzer
Tepesini inip çıkan yorulmuş
Yollarımız ayrılsada...
Yüreğim dost kalır sana!
Habersiz gitsen uzağa...
Arar bu can seni,ey dost!
Bulur bu can seni,bil dost!
Dost...
Sudan sonra parlar güneşin yüzü
Geçer dağ denizi aşar akşamlar
Umutla yoldadır garibin gözü
Bir yumar bir kapar açar akşamlar
Sana canımı versem, alırmısın sen annem!
Uykusuz kaldığın o gece karanlığında,
Bana candan yakınım, inan sensin be annem...
Can diyen yüreğinden, adımı andığında!
Üşürdüm ısıtırdın, sıcacık ellerinen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!