Şu devri âlemden gelip geçenler
Zamandan uzaktır, benim bildiğim
Tecelli gömleği giyip biçenler
Kaderde tutsaktır, benim bildiğim
Kılıçlar’dır benim baba ocağım
Benim Orağaz’da çok akrabam var
Karadağ, Zorba’dır ana kucağım
Benim Orağaz’da çok akrabam var
Otuz sekiz nüfus ikisi yolda
Neyim kaldı benim köyde neyim var
Babadan üç miras tarlamız orda
Neyim kaldı benim köyde neyim var
Tüfeği omzunda, dağın göğsünde
Uzar, kısar, gider benim Mehmed’im
Kartal pençesinde, aslan göğsünde
Yatar, kalkar, gider benim Mehmed’im
Nasıl bir alem bu anlamadımki
Çalan çırpan haksız işe alışmış
Çalışsamda hakkım alamadımki
Kurtlar sofra kurup leşe alışmış
Gizem dolu kara kuytu yer arttı
Şu deli gönlümü döndüremedim
Eyvah eyvah oldu benim gönlüme
Yaktı aşk ateşi söndüremedim
Eyvah neler oldu benim gönlüme
Olmaz olsun böyle baht ile kader
Ben yazı görmedim, kış ondan kaldı
Tam sabahtan başlar akşama kadar
Yol aç kar kürekle iş ondan kaldı
Bekçi durduk dağda toprak sahada
Git cepten ye cepten aklım ermedi
Akşam sabah nöbetçi'yiz orada
Bir yel miydi neydi geldi de geçti
Yeniden en başa dönsem bir daha
Suratsız komşunun her gün yüzünü
Görsem içimde dert görmezsem bir dert
Allah'ın kelamla selam sözünü
Versem içime dert vermezsem bir dert




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!