Kıtalar tacını övmüşte takmış,
Yedi tepe üstünde ey İstanbul!
Görenler dünyanın incisi sanmış,
Ülkemin gururu güzel İstanbul.
Denizin yosundur,toprağın tarih,
Nefis; Seni eyleseler başa hükümdar,
Deyme firavunlara taş çıkartırsın.
Kah şehvet perest, kahi zalimdar,
Sen nice başlara işler açarsın.
Sarraf olsan; altını verirsin ele,
Bende çok çektim sıla hasreti,
Gurbet elde bağrımın yağı eridi.
Tükenmedi dağların karlı kasveti.
Günler geçti de hasret geçmedi.
Gençliğin bağları tükendi bitti,
Can dirilir
Çıkar mezarından.
Bürünür et ve kemik.
Bekler fecr'e değin
Ölüler sabahı
Hakka yürüdü şair,
Şiirler öksüz kaldı.
Gitti hiciv ustası,
Nükteler süssüz kaldı.
Yoktu korkum kimseden sizi görmeden önce
Bir dağ gibi tepemde yalpalayan kapılar
Hasretim dünleredir görünce sizi böyle;
Tahtası delik deşik, güvelenmiş yapılar.
Bomboş kalmış avlular, rutubetli odalar,
Ol ŞAFİİ isminden medet,
Bedenlere şifa ALLAHIM
Kıl cümle arazları sebep,
Hastalara Derman ALLAHIM
Hanif olsam,LATİF olsam,
Herbir sırra vakıf olsam.
Cahil değil, ALİM olsam
Olanlardan eyle bizi.
Sen CAMİSİN, ben cem olsam,
SUNAM
Kalbimin orta yeri Kızılay,
Keçiören’den otobüs, Eryaman’dan minibüs kalkar
Şiir yazarım, omzuna yatarım/yakanda iğne olur göğsüne batarım.
Aşk sudan ucuz,
Şehvet Baldan da tatlı.
Maymundan türeyenler,
İnsanı maymun yaptı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!