Susmadan anlatamam kendimi
Anlatacak o kadar şey varken
Hangi cümlelerin saf haline sığdırabilirim seni
İnanmaktan ve umudu özlemekten susarım
Sahi... susmak
sende kalsın
***
korkunç sevmek kadar
manşettim artık yokluğun paydasına
amara payıma düşen
ve bölünmüş bir yolun adresindeyim
SEN KENDİNE KAL
Gecenin perdelerini çektim üzerime
Kapıları kapattım sürgü çektim dilime
Bir kaç söz kalmıştı söylemek için
Söylemeye lal oldum sürüldüm ne kelime
bozguna uğramış bir ordunun
damla damla dökülen gözyaşlarına
yedi renk bedenlerin siyah beyaz kalbiyim
dilini bilmeyen deli bir süvari
gözlerini kör etti şerna
Sürgün dağ kekiği
uzak mesafeden
iki elim yamalı
yüzüm hüzün
buğulu camlarda
Tükeniyoruz kendimizden, hayattan, gayeden.
Tükeniyoruz ilimden, irfandan, eğitimden
Tükeniyoruz ahlaktan, vicdandan, edepten
Tükeniyoruz insandan ihlâstan ve keremden
Tükeniyoruz işte her şeyden azalarak biraz
Bir tek kalem kaldı, kâğıda muhtaç
Yakut ve Zümrüt
***
gök gümüşünde mücevher olup
yağan bir bulut olsam
gerdanını süslerdi ak
bir kolye
yanıyorum suya hasret
***
Sana yazacak çok şey buldum heybemde
O kadar cesareti, o kadar mahareti nerde bulacağım diye düşündüm
kaç gece
yalnızlığa vuruldu dilim
üstüme yıkıldı duvarlar
buğulu camlar arkasında
karanlığa açtım gözlerimi
bir "ah" çektim Keşiş'in ihanetine
yok oluşun derin kokusu
***
gözlerim takılır
saçlarının yıldız ahengine
zifiri geceye aydınlık rüyalar büyütürüm
yağmur yağmasa da ıslaktır çöllerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!