yaşamak ne zaman kabus olurdu insana
öleceğini bilince mi
yoksa yaşamak yerine sadece var olduğu için mi
güneşi teninde hissedemeyip rüzgarda savrulamayınca,
suladığı çiçekler artık onu yaşatamayınca,
gökyüzünde soluklanamayıp, kayan yıldızın anlamı kalmadığında…
ya güzel “yaşamak”
nasıl kabus olabilir ki insana
sonuna geldiğini bildiğinden mi
bir çiçeği son kez koklamayı istemek,
oysa her yıldıza ait bir dileği var
ama biliyor ki; bu, rüzgarın ona son fısıltısı
yaşadığı sonuncu bahar, tenine değen son tuzlu su
kendisini sığdıramayan dünyaya son dokunuşu…
görüyor ki sayfalar dolmamış henüz
gideceği yer, göreceği harikalar, yaşamak istediği hisler..
biliyor ki, ne acı! Gerçekleşmeyecek hiçbiri
işte bu yüzdendir keder, bu yüzden kabus gibi:
yaşamadığını sanarken
ne çok kez şahit oldun doğan güneşe
kaç renk çiçek filizlendi toprağında
kar tanesi eridi avuçlarında
en güzel melodiyi çaldı yapraklar rüzgarın eşliğinde
kaç gece ışık oldu ay karanlığına, sıcacık etti güneş seni
bacaklarına sırnaşan kediler, ayaklarının dibinde beslediğin güvercinler…
kalbini okşayan her sevgi,
yaşadığını yeterince hissettiremedi mi?
kimeydi bu celalin, yaşamadığına ne ikna etti,
gönlündekilere hatırın nasıl oldu da tükendi
unuttun mu sabaha doğacak güneşi?
Kayıt Tarihi : 28.04.2026 01:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
içimdeki sesler günlerimde yankılanmaya başladığı bir yaz gecesinde, bir ilhamla başladığım hikayenin giriş bölümünden sonra parmak uçlarımdan dökülen kelimelerin derlemesi. bir karakter oluşturdum. en az kendim kadar yorgun, en az kendim kadar bunalmış, isteksiz... sanıyor ki bağı yok hayata. güneş doğuyor ama görmek için sebebi yok sanıyor. içten içe kurtarılmayı bekliyor. bitti sanıyor ama kuyunun dibindeyken dikmiş gözlerini göğe, bir el bekliyor. bir gün ise her şeyin, tam anlamıyla kendinin bitmek üzere olduğunu öğreniyor. ama diyor, ben zaten bunu istiyordum; nedir göğsümdeki sızının anlamı? halihazırda yaşamıyordum sanıyorken nasıl daha da yaşamıyor olunur dünyada? özetle, biraz kendime teselli niteliğinde bir şiir. üniversite yoğunluğunda, yirmilerimin en başında özenle oluşturduğum hikayemin başrolünden bir çığlık. henüz biraz sessiz, biraz yabancı. yaşama isteğine hasret bir kişi. yaşamayı da yaşayamamayı da yoğunca hissetmiş, dengeyi bulamayan; sebep arayan biraz çocuk, biraz yaşlı, ama var olan biri.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!