Uykusuz geçen gecelerin bağrında sabahlarız,
kızarmış gözlerimize aldırmadan
devam deriz yaşam koşusuna
gün doğumuyla.
Var gücümüzle kucaklarız doğan güneşi,
acıların içinde yoğrulsak da,
yaşam girdaplarına direniriz.
Beynimizi tırmalayan
düşünceler içerisinde
yapayalnız kalmanın verdiği
ızdırap çöker omuzlarımıza.
Belirsiz bir kuşku kaplar beynimizi,
içine düştüğümüz hüzün çukurundan
çıkış yolları ararız
bitimsiz korkuların gölgesinde.
Ruhumuz,
yalnızlığın girdaplarına itilirken,
hüzünler
dalga dalga vurur yüreğimize.
Kendi dalgalarımızla cebelleşiriz.
Yaşam yükü ağır gelse de,
çekeriz çaresizce bu yükü.
Sevgimiz ağır basar öfkelerimize,
söndürmeye çalışırız içimizdeki yangını.
Kurtulmak isteriz yalnızlık esaretinden,
uzaklaşırız dost bildiklerimizden.
Sarılırız değer vermediklerimize.
Gözlerimizde kaybolan ışığı ararız yeniden,
tomurcuk vermesini bekleriz
içimizde kuruyan bahar dallarında.
Döneriz uçurumun kenarından,
mavinin bütün tonlarını görürüz gökyüzünde,
dağılır kara bulutlar gülümseyen yüzlerde.
Kuşların cıvıltısını duyarız
erguvan ağacında sevişen.
12 Ağustos 2015
Halide KöksalKayıt Tarihi : 19.3.2018 18:43:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!