Durmak yasak oldu, yürümek bir suç,
Düşünmek yürekte, açılan bir uç.
Zıplasan göze batar, kalsan bahtın dinç,
Susmak çare değil, demek de yasak.
Eylemler kısıtlı, fikirler hapis,
Özgürlük üstüne, çökmüş kara sis.
Yolda konuşana, kesilir hapis,
Düş kurup hayale, dalmak da yasak.
Aşılmaz bir duvar, her adım engel,
Hakkı savunmak ki, sanki coşkun sel.
Biz her ne yapsak da, her şey bir engel,
Yasağı konuşmak, her zaman yasak.
Gariplerin sesi, rüzgara karışır,
Gerçeği diyenler, dertle yarışır.
Korku denen zehir, cana yapışır,
Güneş doğsa bile, parlamak yasak.
Duran zan altında, koşan firari,
Zindanlar bekliyor, suçsuz mağduru.
Feryat etsen duyulmaz, görmezler narı,
Yüreği dağlayıp, ağlamak yasak.
Bağırmak ne mümkün, düşünsen duyulur,
Gözündeki yaşlar, nehre koyulur.
Düzenin çarkında, garip soyulur,
Közü elde tutup, saklamak yasak.
Sorsan her yer bahar, güllük gülistan,
Diller mühürlenmiş, yazılmaz destan.
Korku köşe başı, titriyor her yan,
Dalında meyveyi, koklamak yasak.
Bir fikir doğunca, dibinden keser,
Adalet beklerken, sert poyraz eser.
İnsan öz yurdunda, sessiz bir eser,
Eski güzel günü, anmak da yasak.
Düşünürken konuş, konuşurken düşün,
Yolları bağlanmış, baharın kışın.
Nefes almak dahi, imkansız işin,
Hakkı hak bilerek, anlatmak yasak.
Garip Murat der ki; söz kalbe dolar,
Bülbülün sustuğu, bahçeler solar.
Kilitli kapıda, umutlar söner,
Vuslatı sayıklamak, bile yasak.
Kayıt Tarihi : 28.04.2026 03:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!