Nereye ?
Serinlerden yaz akşamı
ıslak bir avludaki asma yapraklarından okuduğum
o yeşil gözlerin,
gecenin esmer suyunda bekletilmiş bir mektup gibi
katlanıp kalmışken içimde...
daha mehvaşen şarkılarımız dökülmeden dudaklarından
ki dudakların,
çatlamış bir narın karanlığa bıraktığı sır iken ağzımda.
Söylemeden mi kimin öldüğünü ?
Kim öldü halâ bilmiyorum
Ama yasımdan eminim bana sorarsan
Yas bu eminim.
Yas! eminim...
Sessiz bir ölüm bağırır içimde kırılan düşler ile
Hem susmuş hem de susamış bir çocuğun
ağlamayı ilk fark edişiyken yaralarım...
Nasıl yani ? Unutarak mı ?
Unutmak;
Uzak bir bağbozumunda rehin şimdi...
ve ellerinin göğsümde bıraktığı sıcaklıktan uzak,
Ki ellerimiz...
Bir düğün sonrası akşamında
rüzgârın sürüklediği karton bardaklar gibi bu sonbahar.
yağmur yemiş serçelerin...
kimsenin dönüp fark etmediği masaların gölgesi...
Gece,
üzüm lekesi gibi yayılıyor duvarlara.
Dokunsam,
yeniden kanayacak bir hatıra gibi.
Ben hâlâ
asma yaprağından okuyorum gözlerini;
her harfi biraz daha solmuş,
her harfi biraz daha sen.
her harfi daha çok özlem.
ve matematiği yok gariptir
her harfi daha çok nefret
...
Ersin GüngördüKayıt Tarihi : 24.06.2026 23:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!