Yaren yüreğimde kalan yılların kırıntıları ile yazıyorum sana. Biliyor musun? Uçurumlar çok derin.
Kar yağdığında yediverenler büyürdü kucağımızda. Sisler kalkardı öbek öbek dağ yamaçlarından.
Bir kartal yarardı maviyi. Öperdim seni. Ve soluğun sıcağında uyurduk. Sana dokununca kan tutardı beni. Yürek yavru güvercindi.
Sıcak ve ürkek bir ceylandın.
Kuş satıcılarından alırdık özgürlüğümüzü. Kaldırımlar da bizimdi. Kaldırımlardı onlar.Biz bastıkça ayaklarımıza kediler gibi sokulan.
Anımsar mısın? Dağ lalelerini ilk biz uyandırırdık. Güneş küserdi günde bize. Ne kadar da kıskançmış güneş. Oysa biz dokunmazdık onun olan güle.
Biz bize benzeyenlerin kokusunu taşırdık. Aslında biz de benzemezdik bize. Ama seviyorduk. Sensiz sen ya da bensiz ben olmuyordu.
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta