bir kelime düşüyor ağzımdan
yere değmeden ölüyor
demek ki bazı harfler
yükseklik korkusu taşıyor
nasıl o kadar yılı
tek kalemde sildin
ben çizdim üstünü
çizgi bana döndü
geçmiş hâlâ okunuyor
avucumda kırık bir takvim var
günler kanamıyor
ama hepsi ayrı ayrı
beni suçluyor
şehir bir ağız dolusu toprak
konuşmaya çalışıyorum
dişlerim doluyor
susmak en temiz ölüm biçimi
adın bir eşya gibi
evin içinde unutulmuş
yerini biliyorum
dokunursam
geri döner diye korkuyorum
duvar saati tik tak demiyor
tik tik
her saniye küçük bir mezar
zaman kendini gömüyor
kimse fark etmiyor
nasıl bu kadar kolaydı
bizi geçmiş yapmak
ben hâlâ
şimdiki zamanın altında
eziliyorum
pencereden sarkan perde
kefen provasında
rüzgâr seyirci
ışık çok resmi
konuşsam bir şey ölecek
sussam her şey
o yüzden kelimeleri
yaralı bırakıyorum
tam ölmesinler diye
ölüm bazen büyük bir kelime değil
bazen
yan cümle
kimse dönüp bakmıyor
ama metin onsuz yürümüyor
şimdi buradayım
ne tamamen silinmiş
ne düzgün yazılmış
bir karalama gibi
nasıl sildin
bunu öğretmedin
ben hâlâ
aynı satırdayım
nokta koyamıyorum.
Kayıt Tarihi : 7.2.2026 23:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!