taş taşıdım yüreğimde, dağ sandılar,
kimse bilmez içimdeki enkazı.
bir seni sevdim, bin kez yandım,
külümle örttüm bütün niyazı.
sabahlar bana haramdır artık,
güneş utangaç doğar pencereme.
gece desen cellat kesilir başıma,
uykusuzluğu bağlar yastığıma, serime.
anam sorar ,oğul neyin var?
susarım, dağılır içimdeki fırtına.
babamın gözleri düşer aklıma,
bir ben bilirim, bir de yazgıma.
yoksul bir köy gibi kaldı içim,
ne kapımı çalan var, ne halimi soran.
bir tek sen geçersin hayalimden,
o da her seferinde yarayı kanatan.
sevdim seni, günahım buydu belki,
fazla geldim kaderin terazisine.
bir gülüşünü kefen eyledim,
gömdüm gençliğimi sensizliğin gecesine.
dilimde dua, elimde sabır,
yine de düşmedi yük omzumdan.
hangi günahın bedelidir bu acı,
hangi sevda çalar huzurumu uykumdan?
adını anınca boğazım düğüm,
sesim firar eder, sözüm kaçar.
bir tek kalbim kalır ortada,
o da her gece sana doğru ağlar.
şimdi sorarlarsa ,ne kaldı geriye?
derim ,bir sızı, bir de sessiz çığlık.
sevdayı senden öğrendim,
ayrılığı senden… en ağır tanıklık...
Mustafa Alp
01/02/2024 03.00
Kayıt Tarihi : 8.2.2026 19:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!