Yar Kapıyı Sessiz Çaldı
YAR KAPIYI SESSİZ ÇALDI
Yar kapıyı sessiz çaldı
Gece gönlüm daraldı
Bir duman çöktü gönlüme
Adın içimde kaldı.
Yollar seni benden aldı
Gözlerimde yaş kalmadı
Bir avuç toprak gibiyim
Elim yine boş kaldı
Ah yar Arguvanlım içimde bir sızın var
Sönmeyen bir yangın var
Arguvanın rüzgârında
Adın kadar keder var
Kayıt Tarihi : 13.05.2026 21:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Arguvan küçüktü. Herkes birbirini tanır, herkes birbirinin acısını bilirdi. Sakine ile Ali çocukluklarından beri aynı toprakta büyümüşlerdi. Aynı çeşmeden su içmiş, aynı dağlara bakmışlardı. Ama kimse onların birbirine nasıl baktığını bilmezdi. Ali askere gideceği gün, Arguvan meydanında kimseye belli etmeden Sakine’nin yanına yaklaştı. Elini uzattı, tutmadı. Sadece fısıldadı: Dönünce seni isteyeceğim. Sakine o gece sabaha kadar uyumadı. Yastığı göz yaşından ıslaktı ama içinde umut vardı. Kış erken geldi o yıl. Dağ yolları kapandı. Bir akşam üzeri Arguvan’a iki asker arabası girdi. Anası daha kapıyı açmadan ağıdı bastı. Sakine hiçbir şey sormadı. Sadece Ali’nin adını duydu. Askerde vurmuşlardı Ali yi. O an köyde rüzgâr sustu. Kar yağmaya başladı. Sakine o günden sonra siyah yazma taktı. Kimseyle evlenmedi. Her akşam dağın yamacına çıktı, uzaklara baktı. Yıllar geçti. Bir gün onu da evinin avlusunda buldular. Elinde Ali’nin askerden gönderdiği son mektup vardı. Mektupta sadece şu yazıyordu: Dönersem düğünümüzü baharda yapalım. Baharı hiç göremediler. Arguvan da şimdi iki mezar yan yana. Arasında bir badem ağacı. Her çiçek açtığında, Köy halkı bilir. O ağaç, yarım kalmış bir düğünün çiçekleridir artık. SÖZ MÜZİK: Hüseyin ASLAN




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!