Yaprakların dağıldığı altın taşta parıldar ışık, bırakır toz duman gerisinde, yerleşirken birliğe, dönen sen değilsin,
suretin, aynalık eder sadece, dağıldıkça toplayan zaman
telleri, yakınlığa karışmış, ezelden beri taşır her yere, ileriye, hayali gerekçelendirir, gidip, geldikçe, dön desen
dönmez ki, tozdur o, sıkı tutulmasa dağılır, ve konar bilmediğine, geri çağırsan gelmez ki, uçarken bakılmamıştır, ve derin yapılarda unutulmuş, hatırlamaz ki, seni sana armağan eden, kayıptır, bulunmaz ki.
Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!
Devamını Oku
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta